O büyük önder, o yüzyıllarda bir gelen dahi,  ilelebet yaşayacak bir cumhuriyet, yüzünü yüksek medeniyetlerin ufkuna çevirmiş bir millet ve emanetine, devrimlerine sahip çıkacak bir gençlik bırakarak, kendi tabiri ile o naçiz vücudu bir 10 Kasım günü aramızdan ayrılmış ve toprak olmuştu.

Ruhunu teslim ettiği andan itibaren de ebedi istirahatgahı milletinin kalbi olmuştu.

“hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyerek tarih sahnesine çıkan ulu önder, vatanın ve milletin namus ve haysiyetinin çiğnendiği bir kara dönemde Türklüğün iradesi ve kurtarıcısı olmuştur.

O milletine savaşta, barışta, ülke imarında, milletleşmede, onurlu, bağımsız bir millet oluşumunda ve hakim güçler karşısında dimdik ayakta duruşta hep önder olmuştur. 

Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamanın ve anlatmanın günüdür.

  *  yaptıklarından ders almanın,

  *  vasiyetine sahip çıkmanın,

  *  devrimlerini yaşatmanın,

  *  emanetlerini korumanın ve

  *  öğretilerini uygulamanın günüdür.

O, milletine daima hürriyeti, bağımsızlığı, aklı, ilmi, teknolojiyi ve böylece geleceği ve yüksek medeniyeti işaret etmiştir

O, şöyle diyordu; iki Mustafa Kemal vardır. Biri ben. Et ve kemik, geçici Mustafa Kemal…ikinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesi ile ifade edemem. O ben değil bizdir! O, ülkenin her köşesinde yeni düşünce, yeni yaşam ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı topluluktur. Ben onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur

*Yunan başkomutanı Trikopis, O’nun ölümünden sonraki  her cumhuriyet bayramında, Atina Büyükelçiliğinde, ordularını denize döken o büyük askerin resmi önünde saygı duruşunda bulunurdu. 

*Che Guevara, 1967 yılında öldürüldüğünde sırt çantasından; Atatürk’ün büyük nutku çıkmıştır.

*Fidel Castro, "devrimci M. Kemal Atatürk varken,  Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar?“ merak ediyorum demiştir.

*Çin devrim hareketini hazırlayan Sun Yat Sen, Çin’in Atatürk’ü olarak biliniyordu.

* 1935'teki uzun yürüyüş öncesinde Şankay meydanı'nda Mao halkına şöyle sesleniyordu:  "Ben, Çin'in Atatürk'üyüm”.
*Ata`nın ardından bir Tahran gazetesi, "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse, başına Mustafa Kemal gibi bir lider getirir" diyor.

Danimarka, İngiltere ve Japan basınlarında yazılanlar ise; ”Atatürk, yirminci yüzyılın en büyük mucizesidir”. “Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerlememişlerdir”. “Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır”. ”Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir”. “Dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir.”

Unesko: “olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir inkılapçı, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü”

20. Ve 21. Yüzyılın tüm araştırmacıları dünyaya gelmiş geçmiş 370 liderin en önemlisinin, en değerlisinin ve en dirayetlisinin Mustafa Kemal Atatürk olduğunda hemfikir olmuşlar ve onun diğerleri ile mukayese edilmesini dahi uygun görmemişlerdir. Daha niceleri.

O, yüzyıllarda bir dünyaya gelen, bir milleti yok olmak üzereyken var eden yüce insan. Atatürk, Allah’ın Türk milletine varoluş armağanıdır.

PROF. DR. İBRAHİM ÖZTEK / ANADOLU AYDINLAR OCAĞI GENEL BAŞKANI

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TIBBİ PATOLOJİ ANABALAM DALI BAŞKANI