Kürtçe’nin İlginç Temelleri Kürtçe’nin İlginç Temelleri

Gecenin yarısı herkes mışıl mışıl uyurken ben uykusuz ayaktayım. 
Benim derdim ve endişelerim çok büyük.
Birileri Seyfullah hoca kafayı sıyırdı, başka birileri Seyfullah hoca paranoyak bir travma yaşıyor diyecekler.
Hiç umurumda değilsiniz, ne derseniz deyin, isterseniz hakaretler yağdırın.
Ben kafamı kurcalayan her konuyu irdeler ve insanımın önüne koymakla kendimi görevli sayarım.
Son günlerde bazı CHP belediyeleri Arapça tabelaları indirmeye başladı.
İlk anda bende boş bulunup düşünmeden alkışladım.
Daha sonra düşündüm ve bir takım sorular sordum kendi kendime.
Bir takım ütopik hayaller kurdum ve  hayaller eksenim de yolculuğa çıktım.
Yarın belki yazma fırsatı bulamam diye işte sizler uyurken ben uykumu feda ederek bu yazımı yazıyorum.
Bu ülkede her gün nice insanlar kimi trafik kazasında, kimi kalp krizinden, kimi kancıkça bir suikast sonucu sabaha uyanamıyor.
Olur ya.
Belki bende uyanamam diye işte gecenin bu saatinde sonunda ölümde olsa yazmaya kara verdim ve yazıyorum.

Bu ülkede bir iç savaş tehlikesi var mı sorusunu sordum kendime. 
Var diye cevap verdim kendi kendime.
İç savaş çıkartacak kadar hain veya yabancı var mı bu topraklarda diye ikinci soruyu sordum.
Yine ilk soruda olduğu gibi var cevabını verdim kendime.
Şimdi lafı uzatmadan geçelim esas anlatmak istediğime.
Var dediğim çevrele bu ülkede kaos ve karmaşa olsun ister mi?
Kaos olursa kimlerin veya hangi şeytanı emellerin peşinde olanların işine yarayacağını akıl edebilenler var mı aramızda?
Elbette vardır ve olmalıdır da.
On beş milyon yabancının bu ülkeye istif edilmesini sadece mazluma sahip çıkma diye izah edemez siniz bana.
Bunun bir proje olduğunu yıllardan beri haykırıp durmuyor muyuz?
Hep birlikte beyin jimnastiği yapalım. 
Göçmen denilen serseri mayınların, bir çoğu yabancı servislerin özel olarak eğitip ülkemize soktuğu savaşçıların bu topraklarda depolanmasının bir amacı yok mu sanıyorsunuz?
CHP belediyelerinin yabancıların işyerlerine kilit vurmasını, Arapça tabelaların indirilmesin hangi kötü niyetli çevrelerce nasıl istismar edeceklerini düşünmeyelim mi?
Her şeyden önce CHP bu zamansız tavrı yabancı serseri mayınları direnmek için organize olmaya motive etmez mi?.
Takviye çeteleri dediğim bizim içimizde ki malum çevreler bu ülkede onca İngilizce tabela varken, Arapça tabelalara karşı savaş başlatmanın İslam düşmanlığıdır diyerek milyonlarca aptalı sokaklara çıkaracağını ve tahrik edeceklerini benim gibi paranoyak gözüyle görmeye çalışın lütfen.
Bir tarafta on beş milyona yakın yabancı mayın teyakkuzda, diğer yanda bir o kadar kötü niyetli aklı kırık aptal sahaya çıkmaya hazır olduğu bir atmosferde biz yan gelip yatalım mı?
En azından yanlışta olsa düşüncelerimizi yazmayalım mı?
Yarın sabah yazarsın hoca demeyin.
Benim sizler gibi yarın sabaha çıkacağıma garantim yok.
 
En azından düşünce jimnastiği yapmayalım mı veya nöbette olmayalı mı?
CHP belediyeleri yapılması gereken doğru işi yanlış zamanda yaparak felakete çanak tuttuğu gibi beni de gecenin bu saatinde uykusuz bıraktılar işte.
Benim bu paranoyakça düşüncelerim veya ütopik hezeyanlarım düşmanlarımızın ve onların işbirlikçilerinin planlı senaryoları olamaz mı?
Unutmayın, Fetonun darbe girişimi öncesinde yazdığım bazı yazılarıma gülen ve beni alaya alan dostlarımın sonra nasıl özür dilediklerini çok iyi hatırlıyorum.
Korkarım ki bu işaret etmeye çalıştığım hususlarda özür dileme veya helalleşme şansımız da olmayabilir.
Bu kadar yeter sanırım.
Sözün fazlası aptala söylenir..
Allah bu milletin yar ve yardımcısı olsun.
Rabbim şeytanı tuzaklar peşinde olanları ve onların maskeli ortaklarını kendi tuzaklarında boğsun.

Ertan Kamburoğlu

Editör: Kerim Öztürk