Ağacın altında gölgede dinlenen ihtiyar bir amca kalkarken ağaçtan helallik istedi
Elindeki suyu ağaca döküp gitti
Sahi neydi incelik, vefa, güzellik...?

Enes b. Malik [r.a] anlatıyor:
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) zamanında, Alkame adında bir genç vardı. Hep taat üzere olup, kış ve yaz oruç tutar, geceleri sabaha kadar ibadet ederdi.

Alkame bir gün fenalık geçirdi, hastalandı, dili tutuldu. Durumunu Resûlullah’a (s.a.v) haber verdiler. 
Resûl-i Ekrem (s.a.v),Hz. Ali ile Ammar b. Yâsir’i onun yanına gönderdi. Onlar, Alkame’ye Kelime-i şehadeti söyletmek için çalıştılarsa da dili dönmedi. 
Hz. Ali, Bilal-i Habeşî’yi Resûlullah’a gönderip, durumu bildirdi.

Resûlullah (s.a.v)
“Alkame’nin anası babası var mı?” 
diye sordu.

Orada bulunan Ashab-ı Kiram,
“Yaşlı bir annesi var” dediler.

Hz. Peygamber (s.a.v), 
“Annesini buraya getirin” buyurdu.

Hemen annesini çağırdılar. 
Resûl-i Ekrem (s.a.v) ona, “Alkame’ye ne oldu, anlat! Seninle geçinmesi nasıldır?” buyurdu.

Andımız'dan Anayasa'ya... Andımız'dan Anayasa'ya...

Annesi şöyle anlattı:
“Yâ Resûlallah! Alkame çok iyidir. İbadet ehlidir; hep ibadet ve taat üzeredir. 
Ama ben ondan razı değilim. 
Çünkü o, hanımının rızasını benim rızamdan önde tutmaktadır.”

Resûlullah Efendimiz (s.a.v); 
“Dilinin tutulması bu yüzdendir. 
Ona hakkını helal et dili açılsın” buyurdu.

Annesi; 
“Ey Allah’ın Resûlü! O benim hakkımı çok çiğnedi; hakkımı helal etmem” dedi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v); 
“Ey Bilal! Ashabı çağır; etraftan odun toplasınlar, ateş yaksınlar, Alkame’yi yakacağız; çünkü annesi ondan razı değildir” buyurdu.

Annesi; “Ya Resûlallah! Oğlumu, gözümün önünde mi yakacaksınız? Kalbim buna nasıl dayanır?” deyince,

Resûl-i Ekrem (s.a.v); “Cehennem ateşi, dünya ateşinden çok daha kızgın ve yakıcıdır. Sen ondan razı olmadıkça, onun hiçbir itaati makbul değildir” buyurdu.

Annesi feryat ederek; “Yâ Resûlallah! Ben ondan razı oldum. Hakkımı helal ettim” dedi ve eve gitti. Eve gittiğinde Alkame’nin sesini duydu. Kelime-i şahadet söylüyordu. Dili açılmıştı. Aynı gün vefat etti. Resûlullah Efendimiz (s.a.v); cenaze namazını kıldırdı ve defin işinde bulundu.

Sonra şöyle buyurdu: “Ey ashabım, ey Muhacir ve Ensar! Hanımını annesinden üstün tutana, Allah Teâlâ ve melekler lânet ederler. Onun farz ve nafile ibadetleri kabul edilmez.”
__//Ateşin Yakamadığı Aşık / Sayfa 76-77

Ve sen...
Ramazan yaklaşırken..
Nasıl yaşarsan yaşa temiz yaşa,
Arkandan tövbe bekleyen günahlar,
senden helallik isteyen ah'lar
ve boynu bükük insanlar bırakma.
İnsanların "iyi bilirdik" dediği
doğru insanlardan ol.
Üç günlük dünya için ,
ebedi hayatını yakma
Dilin temiz , elin temiz 
ve yüreğin de temiz olsun.
Sen Allah'tan gelene razı ol ki,
ALLAH'ta senden razı olsun.

Editör: SEFA BUĞRA ŞENEL