Çoğunlukla zor anlaşılan, koşullu sevilen varlıklardır babalar. Zamanın öngörülemeyen bir yerinde, yaşanmışlığın sarsıcı ve derin hissedişinde gerçek yerini, asıl değerini bulurlar. Yine de hikayeleri hep eksik yazılır. 

Babalık, biyolojik olmaktan öte , bir pozisyonel ahlak meselesidir . Çocuklar genellikle babalarının her şeye gücünün yettiğine, onun her sorununu bir şekilde halledebileceklerine inanırlar. Onlar için en akıllı, en zeki ve en büyük kişi babalarıdır. Babanın yanında bir oğul kendini şehzade, bir kız kendini prenses gibi hisseder. Babalar, çocuklarının en büyük oyuncaklarıdır, hatta oyun hamurlarıdırlar... gönüllerince şekilden şekile soktukları.

Türkler Ve Latin Alfabesi... Türkler Ve Latin Alfabesi...

Babalarımızla bir yandan  "özel" i yaşarken, diğer yandan  "genelleme"yi en çok onlar üzerinden yaparız. 

Babalar sıklıkla bir reislik gösterisinin ortasında adeta kaybolan canlılardır. Bazen  yüzlerinde gülümseme olsada, bütünlüklerini kaybeder, bazen de kimseye farkettirmeden paramparça olurlar. Babalık zor iştir, çoğunlukla yaşamlarını  iyi ahlaklı evlat yetiştirmek üzere tüketirler,  ruhlarının derinliklerinde hep bir şeylerin eksikliği varmışcasına kendilerini yıpratıp dururlar. O eksiklikler nedense  hiç bitmez, babalar  da bir türlü yapmak istediklerini nedense  yeterince hiç yapamazlar.  Belki de Babalarımız çok mükemmelliyetçi olmalarına rağmen   nedense bunun farkına hiç varamamaktadırlar.
GRUBUMUZDAKİ TÜM BABALARIN GÜNÜ KUTLU, TÜM EVLATLARIN MUTLU BABALARI OLSUN.. ÖLMÜŞ BABALARIMIZIN da MEKÂNI CENNET, RUHLARI ŞAD OLSUN..

Editör: Kerim Öztürk