Kaç şehit cenazesine katıldım, hatırlamıyorum. İlk defa aynı hissiyatla onbinlerce insanı bir arada gördüm. 
Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır Sur'da şehit olan Teğmen Recep Erdoğan için Gümüşhanede idik.Baba tatafından akrabamız oluyordu. Ona şehadet, bizede uğurlamak düştü.
...
Şehitleri bilemezsiniz, onlar derler ki, Allahım, bizi bir kez daha dünyaya gönder de sana bir kez daha şehit olarak dönelim. 
Böylesi ulvi bir makamın davetlileridir, şehitler. 
...
Babası Vahit abi, metanet abidesi idi. 
Ağlamıyoruz, ağlamayacağız.. 
Oğlumuz şehit oldu, gülüyoruz. 
O benim oğlumdu, artık bu milletin oğlu oldu, dedi. 
ve uğurlanma günüydü. 
Gümüşhane tarihinin en katılımlı töeninine şahit oluyor, meydanların almadığı insanlar balkonlara, bacalara, teraslara ağaçlara asılıyordu.
Her evin önünde büyüklü küçüklü bayrak, bayrağı olmayan evler vardı, kırmızı bez asmış. 
Gümüşhane evladını bağrına basmış, Teğmen Recebin hemşerilerinin gözyaşlarına semalara eren dualar eşlik ediyordu. 
Sonunda, Hasköy'ün şehidi kucaklama vakti gelmişti.
Tepeden tırnağa mülki erk oradaydı. 
Çadırlar açılmış, ilçelerden, civar illerden uzaklardan hatta Fransa'dan Recebimizin akrabası olmayan hemşerimiz Salih Sezgin şehit haberini duyunca geldiğini gördüm.
Recebin Urfa'dan birliğinden 30 civarında teğmen arkadaşları gelmişti. 
Onlarla sohbetler ettik. Buranın geleceğini sorduk. 
"Örgüt mensuplarının ne kadar yığınak yaptığını hayal dahi edemiyoruz dediler.Oraları onlara cehennem ederiz ancak, aralarında aileleri tutuyorlar, saklanıyorlar, yıkık dökük yerlerden ufak deliklerden ateş ediyorlar.Mertçe savaşmıyorlar.. 250 yi geçti şehit sayısı" dedi.Nefeslerimiz boğazlarımıza düğümlendi, Allah vatanımızı ve sizleri saklasın, dedik. 
...
Hasköy'den bir yiğit; başka hiç bir konu içi bu kadarını biraraya getiremeyecek Gümüşhanelileri, karlı kışın bir günlüğüne bahara dönmüş güneşli Şubatında böyle buluşturdu. 
Hasköy, o toprakların hamurundan Receb'ini bağrına bastı, misafirlerine ise ev sahipliği yaptı. 
...
Buralara kadar herşey tamam.
Şimdi söz devletin. 
Eğilmeden bükülmeden dimdik, temizlik operasyonlarına devam etmeli. Ancak, ileri teknolojik donanım esas olmalı. 
Askerin şehitliğinin ulviyeti kadar, askeri yaşatmak evine gazi göndermek daha büyük marifettir. 
Ayrıca, Cizre'de, Silopi'de, Sur'da çarpışan TİM lerdeki harp mensuplarının adaletli dağılımında sıra. 
Madem biriz, madem kardeşiz, madem bu işin içinde şehitlik mertebesi var ve burası ulvi bir makam, bu makamdan siyasetçi, sanatçı, kallavi keseli aile çocukları da istifade etmeli.
Madem her şehit cennete gidecek, cennet sadece, fakir aile çocukları ile dolmasın. 
...
Komşu köyümün yiğit evladına rahmetler olsun. 
Ailesine akrabalarımıza, milletimize başsağlığı diliyoruz. 
Bu güzel ülke terör belasından temzileninceye kadar mücadeleye devam, diyoruz. 
Acımızı bağrımıza gömüyor Vatan Sağolsun, diyoruz.