Gürcistan'da "yabancı etkinin şeffaflığı" yasası, Parlamento Başkanı Şalva Papuaşvili'nin son imzayı atmasıyla yürürlüğü girdi.

Başbakan İrakli Kobakhidze, görüşmeler sırasında Gürcistan vatandaşının, bu ülkede kimin kimler tarafından finanse edildiğini, yabancı bir gücün Gürcistan'daki olumlu veya olumsuz çıkarlarını kimin taşıdığını bilme hakkı olduğunu vurguladı.

2021-2022 döneminde ABD'den finansman sağlanan bazı sivil toplum kuruluşlarının Gürcistan'da devrim girişimlerinde bulunduklarını hatırlatan Kobakhidze“Burada şeffaflık sağlanmazsa, her yıl bir devrim girişimi altında kalırsak, böyle bir dönemde inanın 2030'da değil 2040'ta bile Avrupa Birliği'ne üye olamayabiliriz. ‘Ukraynalaşmak’ istemiyoruz.” dedi.

“Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı” yasasındaki düzenleme, fonlarının yüzde 20'sinden fazlasını yurt dışından alan Gürcistan'daki kuruluşların "yabancı bir gücün çıkarlarını gözeten organizasyon" olarak kaydolmalarını, aksi hâlde para cezalarıyla karşı karşıya kalmalarını öngörüyor. Kayıt sırasında, kurum ve kuruluşlar tarafından tüm gelirlerin yansıtılması gerekiyor.

***

Türkiye’de ise sivil toplum kuruluşu görünümlü, yabancı istihbarat servisleri tarafından örtülü olarak desteklenen organizasyonları önlemek için değil de bu kuruluşlar hakkında araştırma yapanları cezalandırmak için yasa taslağı hazırlandı!

Ahmet Yesevi’nin izinden giden Erdoğan Aslıyüce’nin ardından! Ahmet Yesevi’nin izinden giden Erdoğan Aslıyüce’nin ardından!

AKP’nin hazırladığı yasa taslağının metnine göre, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda; Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar” cezalandırılacak!

***

İnanılır gibi değil ama taslak Türkçe kurallarına göre yorumlandığında ve dikkatle incelendiğinde bakın nasıl sonuçlara yol açacak?

Maddede yer alan “veya” ve “ya da” bağlaçları, suçun kapsamını öyle genişletiyor ki yabancı bir devlet veya organizasyondan talimat almasa da gazeteciler veya akademisyenler, Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yaparsa, “devletin stratejik çıkarları aleyhine” denilerek suçlanabilecek!

***

Kısacası, bu hâliyle taslak, etki ajanlarını değil, Türkiye’de yabancı fonlarla etki ajanlığı yapanlar hakkında araştırma yapanları suçlamak için hazırlanmış görünüyor! Taslak, Türkiye’yi değil etki ajanlarını koruyor!

“Veya” denildiği için araştırma yapan “herkes yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları” adına hareket etmekle suçlanabilecek.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, yasa taslağı ile ülke dışından “hibe” alıp, “etki ajanlığı” yapanların suç kapsamına alınacağını iddia ediyor ama taslak metninde hibeden hiç bahsedilmiyor!

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise “Taslakta muğlak, belirsiz tanımlamalarla ‘etki ajanı’ damgası vurup düşüncesi, ifadesi, yazısı nedeniyle milyonların sesini kısmak istiyorlar. Amaçları asla ajan yakalamak falan değil; gazeteciyi, eleştirel aklı, muhalefeti, kendinden olmayanı baskıyla susturmaktır” diyor.

***

Maksat, yabancı istihbarat servislerinin güdümünde hareket edenleri cezalandırmak ise AKP, Türkiye’yi düşünenlere tuzaklarla dolu bu taslak yerine, Gürcistan’da kabul edilen “Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı” yasasını tercüme ederek yeni bir yasa taslağı hazırlasın!

Ben desteklerim!

O zaman, ABD ve Avrupa ayağa kalkar değil mi?

Gerçi ABD ve AB, Gürcistan’a “Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı” yasası sebebiyle “vize kısıtlaması” tehdidinde bulundu ama Türkiye için böyle bir şansları yok, çünkü en çok vize kısıtlaması Türklere uygulanıyor zaten... Ertuğrul Özkök’ün başına geldiği gibi Schengen vizesi olan Türklere bile iç hat uçuşlarında sorun çıkarıyorlar. Türklerin bagajlarındaki karekodlar, uçağa gönderilmek üzere dijital kontrolden geçirilirken geçersiz sayılıyor ve bir yetkili bulamazsanız valizinizle birlikte ortada kalıyorsunuz.

Arslan Bulut - Yeniçağ

Editör: Kerim Öztürk