YILLAR ÖNCEYDİ

Televizyon programımdaki 4 konuktan ikisi Sırrı Sakık ile Murat Bozlak’tı.

Diğer ikisi ise Kamer Genç ile Mehmet Gül. (İkisi de ışıklar içinde olsunlar)

Programın ortasında Sırrı Sakık,Kamer Genç’e hücum eder:

-”Siz Atatürk’ü savunarak soykırıma uğrayan Dersimli Kürtlere ihanet ediyorsunuz.”

Kamer Genç anında şu karşılığı verir:

-O kullandığınız cümlede bir kaç tane büyük yalan var.

Sırrı Sakık: Neymiş o?

Kamer Genç:

-Birincisi; Dersim bir ilin değil bölgenin adıdır ve benim ilim. Cumhuriyetle beraber Tunceli olmuştur.

Kamer Bey devam eder:

-İkinci husus; Dersim’de olanlar soykırım değil, yeni kurulan bir devletin başkaldıranlara karşı önlem almasıdır.

Bir başka yanlışınız ise Tunceli asla Kürt değildir. Biz Hazar kökenliyiz.

Dilimiz de sizden farklı; yani ne Kırman, ne de Zazaca konuşuyoruz.”

Türk Milliyetçiliğinin siyasi ve entellektüel savruluşu ve kurtuluşumuz! Türk Milliyetçiliğinin siyasi ve entellektüel savruluşu ve kurtuluşumuz!

Sırrı Sakık:

-Seyid Rıza’ya ne diyeceksin?

Kamer Genç:

-İngilizlerin oyununa gelmiştir.

Tuncelililerin o dönem önderi, Atatürk’ün yoldaşı olan Diyap Ağadır.

O yıllarda Şeyh Said ve Seyid Rıza’yı kullananlar şimdi PKK’yı kullanıyor.

(Alıntıdır.)

İşte Kamer Genç bu ilkeli duruşu, milli tavrı nedeniyle çok seviliyor, çok sayılıyor ve hiç unutulmuyor.

Teröristbaşı Abdullah Öcalan’a “sayın” diyenlere gelsin.

Editör: Kerim Öztürk