Musa Canlı’nın yoğun bakımda yattığı haberini duyunca irkilmiş hüzne boğulmuştuk. Endişeli bekleyiş kısa bir sürede hüzünlü acı habere dönüştü. Gümüşhane yolculuk hazırlığı yaparken Ankara yollarına düştük. Üniversite öğrencisi üç evladımla başlayan Ankara yolculuğu zamanla yarışa dönüştü. Ankara’ya tam geldik derken yanlış adres paylaşımı bizi navigasyonla Karşıyaka Mezarlığı’na değil  Karşıyaka köyüne götürdü. Karşıyaka Mezarlığı kenarından geçerken bu İşte bir yanlışlık var diye kendi kendime söylenirken zaman darlığı nedeniyle çaresiz devam ettik. Karşıyaka Köyü ile Karşıyaka Mezarlığı arasında yarım saat mesafe bizi bir saat geciktirdi. Buna rağmen  tam öğlen namaz saatine yetiştik. Karşıyaka Mezarlığı içindeki camide 6 cenaze musallalarda duruyor. Cenaze namazı öncesi imamın uyarısı ile “Musa Canlı’nın cenaze namazı en son kılınacak gelenler ayrılmasın” hatırlatması ile diğer mevtaların namazı kılındı o cenazelerin yakınları alandan ayrıldı. Merakla geriye dönüp baktım ki mahşeri kalabalık vardı. Yoğun katılım daha ziyade Musa bey kardeşimin cenaze namazına gelmişti. Bu tablo zaten her şeyi anlatıyordu. İmamın Yunus Emre’nin şiiri ile “Bu dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun bizim için hayır dua edenlere selam olsun” buruk konuşması herkesin içine oturdu ve duygularımıza dokundu. Evet onun ani ölümü ailesi başta yakınları sevenlerini çok derinden üzmüştü. Fakat fani dünya biz çaresizdik. Emir büyük yerden gelmiş vade bitmişti. Orada Musa Canlı hakkında o kadar güzel cümleler duydum ki gerçekten her faniye nasip olmayan övgü ve takdir cümleleriydi. Yüreklere düşen kor gibi ateşin dil ile ikrarı kulların razı olduğu model bir Müslüman Türk evladı bir kez daha ispatlamıştı. Marifet dolu bir hayatın karşılıksız iltifat cümlelerini duyuyor dudaklar dua için kıpırdıyordu. 

ANKARA’DA GÜMÜŞHANELİ HİÇBİR CENAZE BU KALABALIĞI TOPLAYAMAMIŞTI

Onu Ankara’da oluşu nedeniyle ağabeyi arkadaşım Mustafa Canlı beyle Fethiye’de Ali Metin Tokdemir beyin babasının cenazesi dönüşü daha yakından tanışmış ve çok sevmiştim. Temasımız kesintisiz sürdü. Genellikle hep o arar hal hatır sorardı. Konuştuğum herkes hakkında o kadar güzel cümleler kurdu ki bir kez daha onu daha çok sevdim. Onun ani ölüm acısını içimize gömdük. Gümüşhane’den gurbete çıkarak yurt edindiğimiz yerlerde tesis edilen ilişkiler adına çok güzel örnek bir hayat sürdürdü. Alanında çok seçkin insanlarla temas ettim. Cenaze Gümüşhane’ye gider diye düşünürken aile kararı ile Türk milletinin kalbi Ankara’da vatan toprağının bağrına son yolculuğuna uğurladık. Bir arkadaşı “Ankara Musa Canlı’ya cenazesinde vefasını gösterdi” dedi. Eski Adalet bakanımız Gümüşhane’nin ve ülkenin saygı değer ismi sayın Mahmut Oltan Sungurlu da cenazede hazır bulunmuştu. Onun ifadesiyle “Ankara’da yakın tarihe kadar Gümüşhaneli hiçbir cenaze bu kalabalığı toplayamamıştır.” Bu ifadede zaten her şeyi anlatıyor. Uzun sözün kısası “Allah her faniye böyle kulların razı olduğundan Allah’ta razı olur” duaları ile son yolculuğa uğurlanmayı nasip etsin. Allah Musa Canlı bey kardeşime, ağabeyi Mustafa Canlı arkadaşıma, anneleri, teyzemize ve tüm geçmişlerimize rahmet eylesin. Ne mutlu gök kubbede hoş seda bırakanlara; Allah ahır ömrümüzü geçen ömrümüzden hayırlı eylesin. Acılarla yakın tarihlerde test edilen Canlı ailesine başsağlığı diler herkese nasip olmayan bu hayırlı ömrün sonu çekilen acı için yüce Allah’tan sabır dileriz. Böyle çok güzel model örnek ömür tesellileri olsun. Tüm geçmişlerimizin ruhu için El Fatiha!