Haberler Anadolu Ajansı'ndan... Önce Türkiye'deki iftar haberine bakalım:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dini azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın da hazır bulunduğu iftar programına şu isimler katıldı:

Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva, Süryani Kadim Cemaati Patrik Vekili Yusuf Çetin, Katolik Süryani Patrik Vekili Orhan Çanlı, Ermeni Katolik Cemaati Patrik Vekili Levon Zekiyan, Rum Kadıköy Metropoliti Emmanuel Adamakis, Ermeni Vakıflar Birliği Başkanı Bedros Şirinoğlu, Ermeni Hastanesi Başkan Vekili Herman Baliyan, Yahudi Cemaati Eş Başkanı İshak İbrahimzadeh, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Susin, Süryani Katolik Cemaati Vakıf Başkanı Münir Üçkardeş, Ermeni Katolik Surp Agop Vakfı Başkan Vekili Antuan Sultanoğlu.

***

"Ne var bu haberde de yazına konu ediniyorsun?" diye düşünenler olabilir... Olumsuz bir durum yok. Cumhurbaşkanı, bütün vatandaşların Cumhurbaşkanıdır. Dolayısıyla her Ramazan ayında olduğu gibi dini cemaat temsilcileriyle iftarda bir araya gelmesi gayet yerindedir...

Bir de Mısır haberini okuyalım:

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, herhangi bir istisna olmaksızın ülkedeki tüm siyasi partilerle "ulusal diyalog" süreci başlatılmasını istedi.

Devlet gazetelerinden El-Ahram'ın haberine göre, Sisi, her yıl düzenlenen "Mısır ailesi iftarı" programına iştirakinin ardından ülkedeki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi'nin yeniden etkinleştirilmesi talimatını veren Sisi, Ulusal Gençlik Konferansı yönetimine de ülkedeki tüm siyasi partilerle koordineli bir şekilde ülkenin içinde bulunduğu zorlu süreçte yapılması gereken öncelikler hakkında siyasi diyalog başlatılması talimatı verdi.

Sisi ayrıca, 24 Nisan'da aralarında siyasi tutukluların da bulunduğu bazı kişilerin serbest bırakılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Fikir ayrılıkları 'vatan' ilkesini bozmaz. Bu vatan hepimize yeter." dedi.

Bu haberde de olumsuz bir durum yok.

Abdülfettah el Sisi, Genelkurmay Başkanı iken, ülkede devam eden protestolar sırasında ülke yönetimine darbeyle el koysa da o tarihten beri Mısır'ın Cumhurbaşkanıdır... Devrik Cumhurbaşkanı Mursi, yargılanırken hayatını kaybetmiş olsa da Sisi"Bu vatan hepimize yeter" diyerek bütün siyasi partilerle diyalog süreci başlatmayı önemli görüyor... Bunu telaffuz ediyor.

***

Türkiye'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kendisini desteklemeyen siyasi partilere, dini azınlıklar kadar ilgi ve saygı duymuş olsa 20 yılda bir defa, bütün siyasi parti liderlerinin katıldığı bir "Türkiye iftarı" düzenlerdi...

Milyar dolarlık vergi cezalarıyla kontrolü dışında bulunan medyayı kendi adamlarına kazandırmaz, yurt içi veya yurt dışı gezilerine veya faaliyetlerine objektif değerlendirme yapabilecek gazetecileri de davet ettirir ve an azından dış politikada birlik sağlardı...

***

Peki Erdoğan neden böyle bir birlik tesis etme ihtiyacı duymuyor?

Şimdi hepsini yazının bu son bölümüne sıkıştıramam! Zaten 20 yıldır bu durumu yazıyorum ama şu kadarını belirteyim ki "Erdoğan'ın Türkiye Ailesi"nde, muhalif düşünceyi bir tarafa bırakın ondan olmayana yer yok... 23 Nisan törenlerine katılmamasının sebebi de bu tavır... Kararlı bir şekilde Türkiye'yi kendi ideolojisine göre adım adım dönüştürmeye çalışıyor. Sona yaklaştığını düşündüğü için bunu artık saklamıyor...

Türkiye'nin ana sorunu budur! Bütün sorunların temelinde bu "dönüşüm projesi" var!

Arslan BULUT