Milliyetçiliğinizin öznesi eğer devlet kavramı olsa bile; unutmayınız ki bir devletin gücü, yönetenlerin kudretiyle değil, hukuk içinde inşa ettiği kurumların sağlamlığı ve ekonomik kalkınma yoluyla halkına sağladığı refah düzeyiyle ölçülür.
Bu kapsamda güvenlik risklerini ise; istismar, köpürtme ve paranoyalar oluşturmakla değil, bilimsel analizler ve rasyonel tedbirlerle bertaraf etmeyi düşünemiyorsanız, milliyetçilik kavramı statükonun ideolojik aygıtlarından birine dönüşmüş olur. 

Oysa ki; meşruiyetini milli egemenlik fikri ve millete ait temel hak ve özgürlüklerden alan MİLLİYETÇİLİK bu sebeple zengin, demokrat ve sivil bir fikriyatın adıdır.  "Hak yoktur, vazife vardır" cümlesinde özetlenen milliyetçilik anlayışı ise; Fransız jakobenliğinin kötü bir kalıntısıdır.

Maalesef; sivil, demokrat, insanı ve milleti önceleyen  milliyetçilik anlayışı ise; en "yenilikçilik" iddiasındaki siyasiler tarafından bile yeteri kadar kavranamamakta, hâlâ müzelik kavramlar, "devlet yönetme" arzusu ve kariyer planlaması üzerinden milliyetçilik yarışı yapılmaktadır.

ÖZET SON SÖZ; Aklı, bilimi, hukuku öncelemeyen, dini veya seküler olması hiç fark etmeksizin dogmatik öğretilerden beslenen, ideolojilerin öznesi haline gelmiş, hayatını 50 cümlelik ezberlere sıkıştırmış ve subjektif algılarını mutlak gerçeklik zannedenler ıslah ve iflah olmaz DOGMATİKLERDİR.

Kürtçe’nin İlginç Temelleri Kürtçe’nin İlginç Temelleri

Demokratik Değişim Hareketi 

Rubil Gökdemir

Editör: Kerim Öztürk