ATATÜRK'ÜN BOZKURT AŞKI!

Türk düşmanlarının en büyük yalanlarından birisi Atatürk'ün Türk milliyetçiliğini inkar etmeleridir.

Yıllardır planlı ve sistemli bir şekilde Atatürk'ü sosyalist, Kemalizm'i ise sol ideoloji şeklinde göstermişlerdir. Şimdilerde "ulusalcı” diye geçinenler geçmişte bu tezin en büyük savunucularıydı. Ne Atatürk sosyalisttir ne de Kemalizm sol ideoloji. Atatürk kendi ifadesiyle TÜRK MİLLİYETÇİSİDİR … VE TAM BAĞIMSIZLIKÇIDIR

Tarihi gerçekler her zaman yalancıların suratına tokat gibi çarpar.

Atatürk, millet realitesinin ve milliyetçiliğin temel unsurlarını red ve inkar eden Marksizm'in ve komünizmin kesinlikle Karşısındadır Ülkeyi felakete sürükleyecek, sınıflara bölecek, menfaat gruplarını çatışmaya sokacak bu ideolojilerin her zaman karşısında yer almıştır Atatürk'ün başlattığı Türk Devrimi doğuşundan itibaren bu tehlikelerle karşılaşmış, Bolşevik liderler, Türkiye'de komünist köylü hareketin yapılmasını sürekli teşvik ve tahrik etmişlerdir. Komünistler, Türkiye'de milli ve bağımsız bir devletin kurulmasını istememişlerdir Sosyal Hariciye Komiseri Çiçerin, dana 13 Eylül 1919'öa, Sivas Kongresi sıralarında, Türk Köylüsünün komünist olmayan idarecilere karşı isyan etmesini tavsiye ederek, Türk hareketine Karşı davranış ve anlayışını göstermiştir.

  Komünizmin Türk Devrimi için sakıncalı ve tehlikeli olduğunu, Büyük Atatürk çeşitli vesilelerle değişik zamanlarda ifade etmiştir_ Sivas Kongresi'nden Demen sonra, Amerikalı General Harbordla verilen 27 Eylül 1919 tarihli muhtırada Mustafa Kemal Paşa, Milli Harekatın amacını anlatmış ve komünizmle ilgili görüşlerini şöyle dile getirmiştir:

'Bolşeviklere gelince, bizim memleketimizde bu doktrinin hiçbir şekilde bir yeri olamaz. Dinimiz, adetlerimiz ve aynı zamanda sosyal bünyemiz tamamıyla böyle bir fikrin yerleşmesine müsait değildir. Türkiye'de ne büyük kapitalistler, ne de milyonlarca zanaatkar ve işçi vardır. Diğer taraftan zirai bir problemimiz yoktur. Son olarak, sosyal bakımdan dini prensiplerimiz Bolşevizm benimsemekten bizi uzak tutmaktadır” (Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV, 1917-1938, Ankara, 1964, 578)

Ayrıca Atatürk, çeşitli zamanlarda Komünizmi tehlikeli gördüğünü ve hiçbir zaman bu Karanlık sisteme geçit vermeyeceğini ifade etmiştir. Atatürk'ün bu Konudaki bir sözü şöyledir:

6 şubat 1921'de

"Komünizm içtimai bir meseledir. Memleketimizin hali, memleketimizin içtimai şeraiti, dini ve milli ananelerinin Kuvvetli, Rusya'daki Komünizmin Dizce tatbikine müsait olmadığı Kanaatini teyit eder bir mahiyettedir.”  (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, C. III, 2. Baskı, s 20)

2 Kasım 1922'de,

"Şurası unutulmamalı Ki, bu tarz-ı idare, bir Bolşevik sistemi değildir. Çünkü, biz ne bolşeviğiz ne de Komünist; ne biri ne diğeri olamayız Çünkü, bız milliyetperver ve dinimize hürmetkarız Hülasa, Dizim şekl-i  hükümetimiz tam bir demokrat hükümetidir ve lisanımızda bu hükümet halk hükümeti diye yad edilir.” (Age, c _3, 2. Baskı, s. 20)

ATATÜRK'ÜN MİLLİYETÇİLİK TANIMI DA ŞÖYLEDİR

Milliyetçilik; bütün muasır milletlerle bir ahenkte yürümekle beraber, Türk içtimai heyetinin 11USUSi seciyesini ve başlı başına müstakil hüviyetini mantuz tutmayı esas Kılar, milli olmayan cereyanların memlekete girmesini ve yayılmasını istemez  1930 CHP programı

Bu sözler Atatürk'ün tam bağımsızlıkçı bir milliyetçilik anlayışına sahip olduğunu gösterdiği gibi Batıcılıktan yana değil medeniyetten yana ve özünü kaybetmeden milletin gelişmesi ve yükselmesi hedefini göstermektedir. Zaten Atatürk'e göre Batıcılık taklitçiliktir

BATICILIGI ATATÜRKÇÜLÜK DİYE YUTTURANLARA CEVABIMIZDIR..

Amerikalı Associated Pres muhabiri Doroty Ring Atatürk'e sorar;

"Siz Amerika'dan neler alacaksınız?"

Atatürk şöyle cevap verir "Türkiye bir maymun değil ve hiçbir milleti de taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak ne de Batılılaşacaktır; O yalnızca özleşecektir."

YANİ ATATÜRKÇÜLÜK ÖZÜMÜZE GERİ DÖNÜŞTÜR

ATATÜRK'ÜN BU SÖZLERİ, AYNI ZAMANDA ŞUNU DOGUDAN ALDI BUNU BATIDAN ALDI DİYENLERE DE CEVAPTIR. ZATEN ATATÜRK DEVRİMLERİNİN KAYNAGI OLARAK DA TÜRK TARİHİNİ GÖSTERMİŞTİR.

GELELİM ATATÜRK'ÜN BOZKURT AŞKINA...'

Şanlı Türk tarihinin kutsal simgesi "Bozkurt

Semboller ve o sembolleri benimseyen milletler arasında bazı karakter benzerlikleri vardır. Sembol ile milletin birbirine en uygun düşeni ise, şüphesiz ki kurt ile Türk'tür Bozkurt, bugün Türk milliyetçiliğinin sembolüdür.

Atatürk tarafından da ulusal sembol ilan edilmiş ve birçok yerde kullanılmıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türk lirası üzerine Bozkurt resimleri basılmıştır.

Kurt yüzyıllar boyunca eski Türkler arasında saygıdeğer bir hayvan oldu.

Özellikle İslam öncesi Türk destanlarında 'Kurt-Ata' olarak geçmekte olup, Kimi zaman Türklerin anası, Kimi zaman babasıdır.

Destanlar çağımızın Bozkurt'u, Türk'ün hayat ve savaş gücünü temsil eder. O, Oğuz Han'a yol gösteren, gök yeleli, gök tüylü, devlet sembolü kutsal varlıktır.

Hemen Delinelim ki, bu Kurda Türkler tarafından saygı ve sevgi duyulmuş takat ona asla tapılmamıştır. Günümüzde de Bozkurt tarihi-kültürel bir hatıradan ibarettir.

Gafillerin Yahudisi'nin Bozkurt aşkı

Çok önceleri Atatürk dönemlerinde kurulan Türk Ocaklarının, Milli Türk Talebe Birliğinin sembolleri Bozkurt'tu. Fakat, Türk halkı tarafından pek bilinmese de resmi olarak Bozkurt'un ilk Kullanımı Mustafa Kemal Atatürk'e aittir TBMM hükümetinin 23 Ocak 1922 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle bastırdığı ilk pulda Bozkurt resmi vardı.

Ayrıca Türk Ocaklarının Maarif Vekaleti, bugünkü adıyla Milli Eğitim Bakanlığı'nın girişine Konulan Ergenekon'dan çıkış tablosu, üzerinde Bozkurt resmi bulunan paralar ve diğer posta pulları, Bozkurt marka sigara ve Bozkurt adını taşıyan yolcu gemisi Atatürk'ün atalarına bağlılığını, Bozkurt sevgisini gösteriyordu.

İstanbul Darülfünun, bugünkü adıyla İstanbul Üniversitesi meşale tutan Bozkurt amblemi aynı zamanda yayın organı olan derginin Kapağı.

Atatürk'ün 1928 yılında Türk Ocağı Genel Merkezi binası olarak yaptırdığı Cumhuriyet döneminin en güzel mimarilerinden olan ve günümüzde, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet veren binanın üst Katına çıkan merdivenlerin başına Atatürk'ün isteği üzerine ünlü ressamlarımızdan ibranım Çallı'nın Türkler'in Ergenekon'dan çıkışını, canlandıran "Ergenekon I” adlı tablosu asılmıştır.

2 Ağustos 1926 gecesi Türkiye'nin "Bozkurt” adlı yolcu gemisi, Fransız 'Lotus" gemisi ile Ege Denizi'nde çarpışır. Bozkurt gemisi batar ve 8 Türk denizcisi boğularak ölür. Ertesi gün, İstanbul'a gelen Lotus gemisinin kaptanı tutuklanır ve Türk mahkemelerince 81) gün hapis cezasına çarptırılır. Lotus gemisinin Kaptanının karşı çıkışları sonucu dava. Lahey Sürekli Adalet Divanı'na intikal eden Lahey Sürekli Adalet  Divanı, 7 Eylül 1927'de, Türkiye'nin hukuka aykırı davranmadığına karar verir. Bu Kararla Dirlikte "Geminin adı ve Türk milletinin milli simgesi, Türk özgürlük ve bağımsızlığının timsali olmasından ötürü”, Türk heyetine, Atatürk'e verilmek üzere tunçtan Dir Bozkurt heykeli armağan edilir Bu davadan dolayı, dönemin adalet bakam Mahmut Esat'a, Atatürk tarafından Bozkurt soyadı verilmiştir.

ATATÜRK TL'M İNGİLİZ BELGELERİNDE BOZKURT KOD ADIYLA RAPORLANMIŞTIR...! E.D