KARILAR GİBİ AĞLAMA:
Kadınlarımızdan özür dileyerek:
Samimi bir arkadaşımın paylaşımının altına, Emir Temür'ün çok hoşuma giden bir sözünü yazdım.
Hatırıma geldi rahmetlik Büyük Temür.
Emir Temür'ün bir hususiyetini paylaşmak istedim:
Temür, birinci sınıf bir sünni idi, ama "Allah'ın Kılıcı" Hazret Ali'yi çok severdi, çünkü Türkler, "Alicidir".
Bunun uzun bir hikayesi var, burada uzatmayayım.
Temür Hazretleri, herhangi bir memleketi fethettiği zaman, kendisine karşı "vatanını müdafaa edenler" ile, "kaleyi/memleketi kendisine teslim eden komutanları" toplar, ne istediklerini sorar idi.
"Teslimciler", tabii ki "ikbal" isterler, "müdafiler" de "aman" dilerler.

Büyük Temür, emir verirdi:
"Bu kaleyi bana teslim edenlerin boynunu vurun", onların işi biterdi.
Sonra "müdafilere" dönüp derdi:
"Benim ülkemde istediğiniz yerde yaşayabilirsiniz, istediğiniz mülkü size verdim, benim fermanım sizin elinizde olacak, amma isterseniz benim ordumda da komutan olabilirsiniz, hürsünüz, Allah'ın ve benim korumamdasınız".

Selahattin Tozlu