Doğduğumda siyahtım.
Büyürken siyahtım,
Güneşe çıktığımda siyahtım,
Korkunca siyahtım,
Hastayken siyahtım,
Öldüğümde hala siyahım...
Ve sen beyaz çocuk
Doğduğunda pembesin.
Büyürken beyazsın,
Güneşe çıktığında kırmızı,
Üşüdüğünde mor,
Korktuğunda sarı,
Hastayken yeşil,
Öldüğünde de grisin.
Sen şimdi bana renkli mi diyorsun?
Afrikalı bir çocuğun bu şiiri, 2005'te "Dünyanın En İyi Şiiri" seçilmiş.
●○
Rosa 32 yaşındaydı. Bir şirkette terzilik yapıyordu ve çok yoğun çalışıyordu. O günlerde siyahilerin oturarak seyahat etmesi yasaktı. Sadece beyazlar otururdu. 

Bir gün Rosa, işten yorgun bir şekilde çıktıktan sonra otobüse bindi ve oturdu. Beyazlar öfke dolu gözlerle onu izliyordu. Hemen oradan kalkmasını istediler.

Bunun üzerine şoför polis çağırdı. Ve polis Rosa'yı dövdükten sonra tutukladı. Daha sonra kefaletle serbest kaldığında bu eylem aslında çok da umursanmadı.

Ancak Alabama Üniversite'sindeki bir profesör bu olaydan haberdar oldu. Bu olayın üstüne gitmeye karar verdi ve tüm siyahileri otobüsleri boykot etmeye çağırdı.

Tam 381 gün boyunca tek bir siyah dahi otobüse binmedi. Gerekirse kilometrelerce yol yürüdüler ama hiçbiri otobüse binmedi.

Otobüs firmaları battı. Daha sonra beyazlar da destek vermeye başladılar bu eyleme. Siyahileri kendi arabalarıyla işte götürdüler.

Ve 1956 yılında ABD Anayasa Mahkemesi, otobüslerde renk ayrımını kaldırdı. Artık siyahiler de insanca bir şekilde koltuklara oturarak seyahat edebilecekti. 

Her şey bir kişinin dik durmasıyla başladı.

Demem o ki; "Ben tek başıma ne yapabilirim ki" demeyin...

Unutmayın ki; bir mıh bir nal kurtarır; bir nal bir at kurtarır; bir at bir er kurtarır; bir er bir cenk kurtarır; bir cenk bir vatan kurtarır" 
●○
Ramazan Yaklaşıyor Sevgili Dostlar,
Sarı saçlı mavi gözlü,
Kara kaşlı kara gözlü demeden,
Bir Yoksulun Elinden Tutan Olalım,
Bir Fakirin Çaldığı Kapısı.
Bir Yetimin Başını Okşayanı Olalım,
Bir Çocuğun Ayağına Ayakkabısı.
Dara Genişlik Olalım, 
Zora Kolaylık.
Sonrasını Rabbim bilir.