Nene Hatun, 1857 yılında Erzurum’un Çeperli Köyü’nde dünyaya gelmiş, 22 Mayıs 1955 tarihinde zatürre hastalığından 98 yaşında Erzurum’da vefat etmiş ve düşmana karşı kahramanca savunduğu Aziziye Tabyası’nın yanına defnedilmiştir. Nene Hatun 19. Yüzyılda yaşamış, fakat öyküsü, kahramanlığı ve cesareti dillerden hiç düşmemiştir. “93 Harbi“ diye adlandırılan 1877 – 1878 yıllarında yapılan Osmanlı–Rus Savaşı’nda genç yaşında göstermiş olduğu kahramanlık ile gönüllerimizde taht kurmuştur.

Ruslar, 9 Kasım 1877 yılında ve Ermeni komitacıların desteğiyle Aziziye Tabyasını ele geçirerek Osmanlı askerlerinin birçoğunu öldürmüşlerdir. Bu haberi duyan Erzurum halkı ellerine geçirdikleri kazma, kürek, balta, sopa ve tüfekle Tabyalarda sağ kalan askerlerle birleşerek saldırıya geçmişler,  “ Seni bana Allah verdi, ben de seni O’na emanet ediyorum “ diyerek beşikteki bebeğiyle vedalaşan Nene Hatun’da  vatan sevgisi uğruna cepheye koşmuştur. Aziziye Tabyası’nda göğüs göğse bir savaş başlamış ve Tabyayı ele geçiren Rus askerleri darmadağın edilmiş ve yaklaşık olarak 2500 civarında Rus askeri öldürülmüş ve Tabya düşmandan geri alınmıştır. Çatışmalarda Nene Hatun yaralanmasına rağmen diğer yaralıların tedavilerinde yardımcı olmak için hemşirelik yapmış, yemek pişirmiş, su taşımış ve hizmetten hizmete koşarak adeta destanlaşmıştır.

Anlatılamayan Atatürk Sevgisi Anlatılamayan Atatürk Sevgisi

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Kürkçüoğlu Anadolu Ajansı muhabirine, Osmanlı–Rus Savaşı’nın kazanılmasında Nene Hatun, Topal Gülüzar, Nane Hanım gibi nenelerin büyük emeği olduğunu belirtmiş ve o günlerde vatanı savunmak için insanların günlerce uyumadığını şöyle belirtiyor: “ O savaşın kazanılması için kadınlarımız da erkeklerimizin yanında yer almıştır. Osmanlı – Rus Savaşı ordu – millet bütünleşmesiyle kazanılmıştır. Onun için bu büyüklerimizi her zaman saygıyla anmamız lâzım. Gerçekten hepimizin nenesi Nene Hatun’dur. Vatan müdafaası noktasında annelerimiz ve nenelerimiz bu mücadelenin içinde yer almıştır.”

Nene Hatun, Erzurum’daki Aziziye Tabyasını düşmana karşı savaşarak adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran bir vatan kahramanıdır. Başarılarından dolayı, hayatının son günlerinde 8 Mayıs 1955 yılında Türk Kadınlar Birliği tarafından “ Yılın Annesi “ seçilmiş, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından da “ Üçüncü Ordunun Nenesi “ ünvanı verilmiştir. Dönemin NATO Orduları Başkomutanı Amerikalı General Matthew Ridgway’ın dikkatini çekmiş, vatanı, bayrağı, namusu ve şerefi için Türk kadınının neler yapabileceğini göstermiştir.

Ülkemizde vatanı için canını, kanını hiç çekinmeden veren aziz şehitler; yüzünü, gözünü, kolunu, ayağını kaybeden kahraman gaziler vardır. Bugün üzerinde yaşadığımız bir vatanımız var diyebiliyorsak, bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Bu yüzden, her zaman şehit ve gazilerimize şükran duygularıyla saygı göstermeliyiz. Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı, Şahin Bey, Gördesli Makbule, Tayyar Rahmiye, Fatma Bacı, Sütçü İmam, Nezahat Onbaşı, Yörük Ali Efe, Hafsa Sultan gibi pek çok kahraman düşmanla savaşarak ve mücadele ederek şehit düşmüşler, gazi olmuşlardır. Üzerinde yaşadıkları vatanı kutsal bildikleri için hiçbir karşılık beklemeden canlarını severek vermiş ve birçoğu da gazilik ünvanına kavuşmuştur. Şehitlerimize Allah’dan rahmet diler, yaşayan gazilerimize de sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunarız.

Kaynaklar:
Akın Aktaş, Arşiv Bilgileri Işığında Nene Hatun, ETÜ Yayınevi,
Ragıp Karadayı, Nene Hatun, Babıali Kültür BKY, 2017,
Mehmet Koçyiğit, Nene Hatun Kız Anadolu Lisesi Üzerine Tarihsel Bir İnceleme, Atatürk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, 2014,
İbrahim Uçar, Nene Hatun – Anadolu yiğitleri 3, Çilek Yayınları, 2018,
M. Talat Uzunyaylalı, Nene Hatun, Atatürk Üniversitesi Yayını, Erzurum, 2015,
Ahmet Haldun Terzioğlu, Hakkı Suat Yılmazer, Nene Hatun – Vatan Sevgisinin Önemi.

Dr. Şahin CEYLANLI - 21 Mayıs 2024, İstanbul

Editör: Kerim Öztürk