Selam üzerinize olsun.

Ne yazayım, nasıl yazayım, ne söyleyeyim, sözün bittiği yerdeyiz. Milyonlarca ocağımıza ateş düştü. Ateş düştüğü yeri yakar. Binlerce insanın yuvaları mezarı oldu. Sönen ocakların feryat figan eden insanların acısı yüreğimizi dağladı. Allah ölenlerimize rahmet kalanlarımıza sabır metanet dayanma gücü versin. Milletimizi daha büyük sınavlarla karşılaştırmasın. İnsanlarımızın acısı üzerinden birazcık vicdanı merhameti olan bir insan ne siyaset yapar ne de menfaat devşirir. Hiçbir istismar ahlaki değildir.

Deprem olur olmaz en yakından başlayarak ülkemizin dört bucağından Devlet-Millet ele yakın uzak demeden milletimizin şerefli evlatları göz yaşartıcı birliktelik sergiledi. Gönüllü olarak kardeşlerinin imdadına yetişti.

Depremler doğal afetlerdir. Bu gerçeklerle yaşamak mecburiyetindeyiz. Ülkemizde meydana gelen depremlerle çok büyük can ve mal kayıplarımız olmuştur. Karşılaştığımız felaketlerden yeteri kadar ders aldık mı? Doğru teşhis yaptık mı? Buna göre tedbirler aldık mı? Nerelerde yanlış yaptık? Yanlış yapanın yanına kar mı kaldı? Hesabını sorduk mu? Allah’ım Muhakkak Kim ne yanlış yapmışsa mahşerde hepsinin hesabını soracak defterini dürecektir. Ama devletimiz burada hesabını sormalıdır.

Yukarıdaki sorulara doğru cevap verir, yerleşim yerlerimizi, iş yerlerimizi ortak akılla, bilimi tecrübeye dayalı olarak plan projelendirirsek ancak depreme dayanıklı binalarla, can ve mal güvenliğimizi sağlayabiliriz. Şimdi tüm milletimiz tek yürek yaralarımızı hep birlikte sarmalıyız. Allah’ım devletimizi yönetenleri de halkımızı da aklını kullananlardan eylesin. Devletimizi, milletimizi daim eylesin.

Gurbetçi Avrupa Türklerine utanç verici eziyet! Gurbetçi Avrupa Türklerine utanç verici eziyet!

İbrahim Kumaş

Editör: Kerim Öztürk