Selam üzerinize olsun.

Yavrularımız ,ailelerimize, öğretmenlerimize ,devletimize emanet. Bu emanete sahip çıkmak milletin has evlatları olarak yetişmeleri boynumuzun borcudur. Çünkü milletimizin geleceği bu evlatlarımızın elinde şekillenecektir. Evlatlarımızı eğitim ve öğretimde hangi amaçlara göre ve nasıl kişilik ve kimlik kazandırarak yetiştireceğiz?

Öğretmenler çaresiz Öğretmenler çaresiz

“…Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan…“2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;”(*) Milli Eğitim Temel  Kanunu’nda belirtilen bu amaçlar doğrudur, bu konuda söylenecek fazla bir söze de gerek yoktur.

Bu amaçlarımızın ne kadarını gerçekleştirebildik? Türk milletinin değerlerini eğitim boyunca verebildik mi? Bakanlığımızın adı “Millî Eğitim Bakanlığı” ancak eğitimimiz ne kadar milli? Eğitim-Öğretim iki kanatlı hangi kanata daha çok önem veriyoruz? Soruları çoğaltmak mümkün ama gerek yok.

Eğitim meselemizi varlık ve beka meselesi olarak kabul etmeliyiz. Zira eğitim sorunu halledilmeden diğer sorunların hiçbiri çözülemez. Eğitim sistemimizde milli ve yerli olmayan ne kadar unsur varsa temizlenmelidir. İdeali ve iddiası olmayan bir milletin varlığını devam ettirmesi mümkün değildir.

(*).Milli Eğitim Temel Kanunu.

İbrahim Kumaş

Editör: Kerim Öztürk