6 Şubat depremlerinin ardından gözler olası İstanbul depremine çevrildi. Uzmanlar 16 milyon insanın yaşadığı kentte 7 ve üzeri büyüklükte deprem beklediklerini açıkladı. Fakat İstanbul'un depreme hazır olmadığını İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), hazırladığı “İstanbul Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi” ile bir kez daha ortaya koydu.

Cumhuriyet'ten Gökhan Kam'ın haberine göre, İstanbul’da birçok nedenden dolayı acil durumlarda girilmeyen sokak sayısının 9 bin 73 olduğunu belirten İstanbul İtfaiyesi Daire Başkanı Remzi Albayrak kentin sokaklarını karış karış gezerek yerinde incelediklerini anlattı. Albayrak, şunları söyledi:

9 BİN 73 ÇIKMAZ SOKAK

Olay mahalline bir an önce ulaşılabilmesi için itfaiyenin o bölgeyi çok iyi bilmesi gerekir. İtfaiyecilerimizin mıntıkacıları, kendi sorumluluk sahası içindeki bütün bölgeleri tek tek gezer, bölgenin bütün artı ve eksilerini çıkarıp ezberler. Yaptığımız bu çalışmalarda, dar sokak dediğimiz ya da giremediğimiz yerler var. Mesela çıkmaz sokak, çıkışında merdiven bulunan sokak. Tek ve çift taraflı park edilen yollar itfaiye araçlarımızın giremediği yerler. İstanbul’da şu ana kadar tespit ettiğimiz bu tarz sokakların toplam sayısı yaklaşık 9 bin 73. Daha fazla da olabilir.

‘BİNA ENVANTERİ YOK’

31 Mart 2024 seçimlerini nasıl okumalıyız? 31 Mart 2024 seçimlerini nasıl okumalıyız?

İstanbul’da 1999 öncesi yapılan yaklaşık 800 bin bina ve milyonlarca bağımsız bölüm olduğunu belirten İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Özlem Tut, bu binaların yaklaşık 104 binini ziyaret ettiklerini söyledi. Ancak hepsini inceleyemediklerini belirten Tut, “Elimizde sağlıklı bir envanterimiz yok. Binalarımız ne durumda, hangisi depreme dayanıklı değil bunları bilmiyoruz. Şu an bu envanter oluşturuluyor. Yaklaşık 29 bin binayı inceleyebildik. Bunların yarıya yakını orta ve yüksek risk grubunda çıktı” dedi.

RİSKLİ BİNALAR YENİLENMEDİ

İstanbul’da bina yenileme sürecinin neden bu kadar yavaş ilerlediğinin sorgulanması gerektiğini belirten Tut, şöyle devam etti:

“Marmara depreminin ardından birçok çalışma var ama yeterli düzeyde değil. İstanbul’da üst ölçekte yapılmış bir planlama yok. Şehrin belli noktalarında parça parça projeler var. Halbuki, şu ilçeler çok yüksek riskli, bu mahalleler öncelikli demeliyiz. Bu bir devlet politikasıdır. İBB olarak biz bu çalışmaları yaptık. İstanbul’un bütününde hem zemin hem bina riski açısından hem de nüfus yoğunluğu açısından değerlendirmeleri yapıldı. Kamu binaları açışından yoğunlukla okul ve hastaneler yenilendi ve güçlendirildi. Güçlendirilmeyen ve yenilenmeyenler de var. Konutlara geldiğimiz zaman da yaklaşık 800 bin yapı 2000’den önce yapılmış durumda. Bugün geldiğimiz noktada resmi verilere göre İstanbul’da, 72 bin riskli bina yenilendi. Yani riskli yapıların yüzde 10’u bile yenilenmedi.”

GÜVENLİK SORUNU

İstanbul’da olası deprem sonrası çok fazla can kaybı olacağını ancak geride kalanlar için de hiçbir şeyin çok kolay olmayacağını söyleyen Tut, “Depremde yapılar yıkılır ve şehir hiçbir şekilde ulaşılamaz hale gelirse yaşanacak sorunlar geride kalanlar için çok büyük olacak. Sağlığa, temiz suya erişim, iletişim, ulaşım ve özellikle güvenlik çok büyük sorun olacak” diye konuştu.

ACİL DURUM YOLLARI’ OTOPARK OLDU

Marmara depreminin ardından, acil durumlarda ve afetlerde arama kurtarma, itfaiye ve ambulans gibi araçların olay yerine hızlıca ulaşması için İstanbul’da “1.2.3. Derece Ulaşım Yol Ağı” oluşturuldu. Toplamda 2 bin 103 km olan 562 cadde ve sokak “1. Derece Acil Ulaşım Yolu” ilan edildi. Bu noktalara 24 saat park yasağı getirilerek uyarı tabelaları konulmasına karşın acil ulaşım yolları otopark olarak kullanılıyor.

‘DEPREM KAYNAKLI ÜÇ BİN YANGIN ÇIKAR’

Türkiye Afet Müdahale Planı çerçevesinde İstanbul ile ilgili senaryolaştırılan deprem büyüklüğünün 7.2 ile 7.5 arasında olduğunu belirten Albayrak, “Senaryoya göre İstanbul’da yaklaşık 3 bin depremden kaynaklı yangın çıkacak. Bunların 200-300’ü oradaki insanların kendi olanaklarıyla söndürülebilecek. Diğerlerinin çözümü İstanbul İtfaiyesi’ne düşüyor” dedi.

Editör: Kerim Öztürk