Almanya merkezli Konrad-Adenauer-Stiftung (KAS) Derneği, Türk siyasetinin de gündeminde olan "Z kuşağı"nın sosyo-ekonomik ve sosyo-politik durumunu, Türkiye'nin güncel sorunlarına bakışını ve geleceğe dönük beklentilerini içeren kapsamlı bir saha araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

18-25 yaş kuşağındaki gençlerin dörtte üçünün politikacılara ve siyasi partilere güvenmediklerini, Cumhurbaşkanı makamına güvenmeyen genç oranının yüzde 58 olduğunu gösteren araştırmada, imkan olması durumunda yurt dışında yaşamak isteyen gençlerin oranı yüzde 73 olarak kayda geçti.

Gençlere göre, ülkenin bugün ve gelecekteki en temel sorunları arasında ekonomik çöküntü, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı başta geliyor. Araştırmanın sürprizi ise Z kuşağının en beğendiği muhalefet lideri olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı göstermeleri oldu.

Kendisini Almanya Hıristiyan Demokrat Birliği'ne (CDU) yakın siyasi bir dernek olarak tanıtan ve Ankara'da temsilciliği olan KAS, Mayıs-Eylül 2021 tarihleri arasında 28 ilde ve 3.243 kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği "Türkiye Gençlik Araştırması 2021" çalışmasını bugün kamuoyuyla paylaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de 18-25 yaş grubunda yaklaşık 7 milyon kişi bulunduğu; bunların büyük çoğunluğunun yaşamlarında ilk kez oy kullanacaklarının anımsatıldığı çalışmada, "Türkiye nüfusunun bu önemli grubunu farklı açılardan araştırmak ve ilgili bulguları ortaya çıkarmak hem gençliği daha iyi anlamak ve kavramaya yardımcı olacak; hem de politika yapıcı ve strateji geliştiricilere önemli bir veri sağlamış olacaktır" görüşüne yer verildi.

Araştırma, Z kuşağı olarak tanımlanan bu yaş grubunun siyasi, sosyal ve ekonomik duruma ilişkin görüşlerini, hangi kurumlara ne kadar güven duyduklarını, geleceğe ilişkin beklentilerini, gelecek seçimlerde hangi parti ve siyasilere oy vereceklerini ortaya koyması açısından önemli.

Gençlerin yüzde 82,9'u "Türkiye'de gelir dağılımının dengesiz olduğunu, eşit olmadığını" kayda geçiriyor. Türkiye'de gelir dağılımının dengeli ve eşit olduğunu söyleyenlerin oranı ise sadece yüzde 1,8.

İşsizlik konusunda araştırmaya katılanların yüzde 87,3'ü "Türkiye'de çok fazla işsizlik var" görüşünü dile getiriyor. Araştırmada, "Bu bulgu da, gençliğin, Türkiye ile ilgili geneldeki umutsuz ve olumsuz bakış açısı ile paralel bir görüş sergilediğini göstermiştir. Ayrıca, üniversite mezunu olup da iş bulamamış ve/veya atanamamış kişilerin de varlığı, meslekler sorusuna verilen yanıtlarda görülmüştür" yorumuna yer veriliyor.

Gençler, işsizliğin birinci nedeni olarak "adam kayırmacılık ve torpili" gösterirken, yüzde 64,1'i de "kamuya işe alımlarda ehliyet ve liyakate göre davranılmadığını düşündüğünü" belirtiyor.

Gençlere memnuniyet ve mutluluk durumları sorulduğunda yüzde 55,2'sinin "şimdiki yaşamından ne tam olarak mutlu ne de mutsuz olduğu" yanıtını verdiği görünüyor. Katılımcıların yüzde 25,8'i ise, şimdiki hayatından hiç memnun olmadığını, aksine mutsuz olduğunu ifade ediyor.

Araştırma, bu durumu, "Elde edilen bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde Türk gençliğinin (18-25 yaş arası) mevcut yaşamından memnun ve mutlu olmama durumunun çok yüksek düzeyde olduğu görülmektedir" şeklinde yorumluyor.

GENÇLER SİYASETE, YARGIYA, MEDYAYA GÜVENMİYOR

Araştırma, Türk gençliğinin yarısından fazlasını oluşturan yüzde 56,1'lik kesiminin politikacılara "hiç güvenmediğini" ve bu oranın "güvenmem" diyenlerle birlikte yüzde 76,7'ye çıktığını gösteriyor. Bu yüksek düzeyde güvenmeme halinin siyasi partiler için de geçerli olduğu yine araştırma sonuçlarında görülüyor. "Hiç güvenmem" ve "güvenmem" diyenlerin toplamı yüzde 75,9.

Veriler, yüzde 48 oranında gençlerin Cumhurbaşkanına "hiç güvenmediğini" ve bu oranın "güvenmem" diyenlerle birlikte yüzde 58,8 olduğunu gösteriyor.

Yüzde 8,9'luk bir grup Cumhurbaşkanına "çok güvendiğini," yüzde 10,5'lik diğer bir kesim ise "güvendiğini" kaydediyor.

Polis teşkilatına güven duyanların oranı yüzde 47,5, orduya güven duyanların oranının yüzde 68,1 olarak görüldüğü araştırmada, adalet sistemine güvensizlik duyanların oranının yüzde 63,6, medyaya güvensizlik oranının ise yüzde 62,4 olduğu görüntüleniyor.

Benzer şekilde gençler, yüzde 56,7 oranında din adamlarına da güvenmiyor. Bilim insanlarına duydukları güven düzeyi sorulduğunda ise yüzde 70,3'lük bir kesim güvendiği yanıtını veriyor.

Araştırma gençlerin sosyal medya kullanım oranının yüzde 98,2 olduğunu gösteriyor. Sosyal medyada geçirilen süreler sorulduğunda gençlerin yüzde 49,1 oranında günde ortalama dört saat ve daha fazla zamanını sosyal medya platformlarında geçirdiğini söylüyor.

İstanbul gençler

BM, AB, NATO, ABD VE RUSYA'YA DA GÜVEN YOK

Araştırma, gençlerin uluslararası kuruluşlara bakışını da yansıtıyor. Birleşmiş Milletler'e (BM) duyulan güvensizlik yüzde 48,1, Avrupa Birliği'ne (AB) duyulan güvensizlik yüzde 50,6 ve NATO'ya ise yüzde 52,5 oranında raporlandırılıyor.

Gençler arasında AB'ye duyulan güven oranının yüzde 12,7'de kalması dikkat çeken bir durumu yansıtıyor. Aynı gençlik, yüzde 42 oranında "Bence Türkiye Avrupa Birliği'ne üye olursa bizim için çok iyi olur" diyor. İkinci büyük grup yüzde 40,5 oranıyla "bu konuda bir fikri olmadığını ifade ederken, "Türkiye'nin hiçbir şekilde AB'ye üye olmasını istemem" diyenler yüzde 14,2 olarak görünüyor.

Gençler, yaklaşık yüzde 70 oranında ABD ve Rusya'ya güvensizlik duyduklarını belirtirken, bu oran Çin için yüzde 74,9 olarak kaydediliyor. Aynı şekilde gençlerin Almanya, İngiltere ve Fransa'ya güvenmeme oranı da ortalama yüzde 60.

GENÇLER, 'MÜLTECİ POLİTİKASI DEĞİŞMELİ' DİYOR

Gençlerin yaklaşık yüzde 80'i devletin Suriyelilere yönelik göçmen politikasını olumlu bulmadığını ve uygulanan politikaların değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Katılımcıların yüzde 41,5'i Suriyeliler yerine Türk vatandaşlarına yardım edilmesi gerektiğini, yüzde 26,6'sı ise Suriyelilere sadece beslenme, barınma ve sağlık konularında yardım edilmesi ve diğer hiçbir konuda yardım yapılmaması gerektiğini düşünüyor. Gençlerin yüzde 56,7'si, Suriye'de barış olduğunda ve durum düzeldiğinde hepsinin kendi ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğini kayda geçiriyor.

TÜRKİYE'NİN YÖNETİMİNDEN MEMNUN DEĞİLLER

Verilere göre, gençlerin yüzde 62,5'i "Ülkenin bugünkü yönetiminden hiç memnun değilim, Türkiye kötü yönetiliyor" diye görüş belirtiyor. Bu soruya "yönetimden çok memnunum" diyenlerin oranı yüzde 5,9. Katılımcıların dörtte biri ise bugünkü yönetim durumunu orta halli -ne iyi ne de kötü yönetiliyor- olarak değerlendiriyor.

İnsan haklarına önem verildiğini, çok saygı gösterildiğini düşünenlerin oranının sadece yüzde 3,7 olması, "insan haklarına hiç saygı veya pek saygı gösterilmiyor" diyenlerin yüzde 65,9 olarak çıkması gençlerin bu konuda da memnun olmadığını gösteriyor.

Araştırmada gençlere, "Türkiye'nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?" sorusu da yöneltiliyor. Yüzde 35,2'lik bir kesim "Türkiye'nin geleceğini çok iyi görmüyorum, geleceğinden umutsuzum" yanıtını verirken, yüzde 27,6'lık bir kesim ise "Türkiye'nin geleceğini çok iyi görmüyor olmasına karşın, Türkiye'nin geleceğinden umutlu olduğunu" söylüyor. Yüzde 19,4'lük bir grup ise Türkiye'nin durumunun hep aynı olduğunu ve bir değişiklik olacağını düşünmediğini ifade ediyor. Türkiye'nin geleceğini çok iyi gören ve gelecekten umutlu kesim ise sadece yüzde 10.

Araştırmaya katılanların dörtte üçü yakın gelecekte Türkiye'yi bekleyen birinci öncelikli sorun olarak ilk sırada ekonomik çöküntü, enflasyon yüksekliği ve hayat pahalılığını gündeme getiriyor.

YÜZDE 73 TÜRKİYE DIŞINDA YAŞAMAK İSTİYOR

Araştırmanın en önemli bulgularından biri "İmkânınız olsa Türkiye'de mi yaşamak istersiniz yoksa başka bir ülkede mi?" sorusuna verilen yanıtla ortaya çıkıyor.

Gençlerin yaklaşık yüzde 72'9'u fırsat verilse veya imkânı olsa Türkiye dışındaki bir ülkede yaşamak istediğini belirtiyor. Bu grubun ilk tercihi yüzde 30,6'lık bir oranla başta Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa ülkeleri. ABD, Kanada ve İskandinav ülkeleri de verilen yanıtlar arasında.

Araştırmada, "İlginç olan, araştırmaya katılanlar, uluslararası ilişkiler anlamında Batılı ülkeleri güvenilmez bulsalar da, imkân verilse o ülkelerde yaşamayı düşünmekten de geri durmamaktadırlar," yorumuna yer veriliyor.

Başka ülkelerde yaşamak isteğinin motivasyonlarına bakıldığında ise ilk sırada yüzde 32,4'lük bir oranla, "Oradaki yaşam koşullarının Türkiye'deki yaşam koşullarından daha iyi olması" gerekçesi yer alıyor. Gidilecek ülkede insan haklarının daha gelişmiş olması, daha fazla özgürlük olması ve Türkiye'de iş sorunu ve orada daha kolay iş bulabileceği gerekçeleri de sıralanıyor.