Bölgede İngilizlerin kurduğu, günümüzde ABD'nin devam ettirdigi bir düzen hakim.

Ortadogu ülkelerinin sınırlarının dayatma ile çizildiğini hatırlayalım.

Petrol sahaları ile soydaşlarımızın bazılarının  sınırlarımız dışında bırakıldığını da  unutmayalım.
Huzursuzluk ile kan ve gözyaşı üzerine kurulan düzen devam etsin isteniyor.

Saddam ve Esad'ın düzen karşıtı politikalarının başlarına ne işler aştığını, Kaşıkçı katliamı ile Suud'un hizaya getirildigini,Sisi darbesi ile Mısır'ın zapt-u rapt altına alındığını,
İran'a ambargoların devam ettiğini hatirlayalım.

ABD ve AB  bu düzenin bozulmasına izin vermeyiz diyorlar.

ABD ve batılı müttefiklerinin Ortadogu cografyasında netice alamadığı tek olay 15 Temmuz 2016 kalkışmasıdır.

Bu olay bir kısım ülkelere de cesaret vermiştir.

Türkiye'nin gözünün içine bakan Katar, Libya, Somali gibi ülkeler ve bu ülkeleri takip eden  devletler var.

ABD: politikasına aykırı hareket eden ve kendi tabiriyle "çevre ülkelere de kötü örnek olan   Türkiye"nin yakasını bu nedenle bir türlü bırakmıyor.

ABD ve batılı müttefikleri Ülkemizi tökezletmek için uzunca bir süredir vesayet ve işbirlikçiler kullanmaktadır.

Mesela Türkiye 1950'lı yılların sonunda ABD boyunduruğundan kurtulmak istedi Menderes'in akibetini hatırlayalım.

Ecevit ve Erbakan ABD'yi dinlemeyip 1974 Kıbrıs hareketini yapınca ambargo ve ekonomiyi kundaklamanın sonuçlarını göz önüne getirelim. 

60,80 darbeleri, muhturalar ve 15 Temmuz kalkışması işbirlikçiler marifetiyle yapılmıştır.

Yunanistan'ın mütecaviz ve uzlaşmaz tutumda ısrarı.ABD ve Fransa tarafından silahlandırılması ile Zaho olayının peydahlanması,Irak kukla hükümetinin Türkiye'yi hedef alan sözleri ABD vesayetinin örnekleridir.

ABD yaklaşık 40 yıldır pkk terör örgütünü  içerde işbirlikçi, dışarda vesayet olarak kullana gelmiştir.
 
15 Temmuz sonrası Ülkemiz aleyhine her olayın arkasında olmayı vazife edinmiştir.

Zaho olayı arkasından Türkiye aleyhine koparılan fırtına bu politikanın sonucudur.

İran'ın sözde hasımı ABD ve İsrail ileTürkiye karsısında aynı cephede pusuya yatmıs olması milletimiz için uyarıcı olmalıdır.

Diğer yandan Tahran'daki 3'lü toplantıdan kısa bir süre sonra 5 agustos tarihinde Soci'de İran dışlanarak Rusya ile Türkiye arasında gerçekleşecek ikili toplantı bu nedenle çok anlamlı ve önemlidir.

2023 yılında yapılacak seçim  emperyalistlerin fırtına öncesindeki son ümitleridir.

Şayet beklentileri gercekleşmezse, Yunanistan,Suriye ve Irak'a yığılan silahlarla Türkiye'ye yönelik olarak " UYUMLU OLMADIN, SONUCLARINA KATLANACAKSIN"  mesajıdır.

Kurdukları üslere sürekli silah taşıyarak Türk  Milleti'ne gözdağı verip, iradesini baskı altına 
almaya çalışıyorlar.

Bu ve benzeri nedenlerden dolayı Ülkemizde emperyalizme karşı % 85 düzeyinde bir antipati  oluşmuş durumda.

Bu gerçeği gördüklerinden vatandaşı canından  bezdirip milli birlik ve dayanışmayı ortadan kaldırarak,mevcut ekonomik kundakcılıga ilaveten, kaos ve kargaşa çıkarma peşinde  oldukları artık dikkatlerden kaçmıyor.

Dileğimiz odur ki Yüce Türk Milleti'nin oyunları  bozma hususunda kararlı duruşunu sürdürerek, birlik içinde milli mücadeleye devam etmesidir.

Mehmet Topalgökceli