Kutsal kitabımız "KUR'ANIN İLK AYETİ"  oku (ıkra)

"Peygamber’e inen ilk vahiy olup ona ve onun şahsında bütün müslümanlara okumayı emretmiş, onları kalemle yazmaya ve ilimde gelişip yetkinleşmeye teşvik etmiştir. İlk vahyin “oku” emriyle başlaması"

Ama hiçbir şey okumazsan 
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın, 
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın, seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin.

Türk milletini sahte kiralık tarihçiler, Kadir Mısıroğlu, Mustafa Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
 
**
12 Ada, 1911'deki Trablusgarp Savaşı sonrasında, 18 Ekim 1912'de İtalya ile imzalanan, 
Lozan'ın  Uşi kentinde  yapılan  Antlaşması'yla geçici olarak İtalya'ya bırakıldı, ancak bir daha geri alınamadı.
 
Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!

Araştırmayan halk da: 
“ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
 
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor. 
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. 
İtalya'ya  geçici olarak bırakıyor. 
 
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek. 
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor. 
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor. 

Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. 
Hiç sultan yok. 
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
 
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
 
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir. 
Bu adam kim mi? 
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur.

Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır. 
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
 
Şimdi asıl olaya gelelim... 
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. 

Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer.

 Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
 
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
 
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
 
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
 
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
 
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
 
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
 
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Türk tarih kurumu başkanı ve eski milletvekili