Gümüşhane kamuoyuna.!
Gümüşhane Kürtün ilçesine bağlı Kırgeriş, Bağlama ve Damlı köylerinin bir bölümünün,Trabzon Şalpazarı'na verilmesinden sonra,
yıllardır su sorunu çeken Gümüşhane halkının en temel hakkı olan, il sınırlarımız içerisindeki,Çakırgöl, Deveboynu ve Gırlavu bölgesinde içmesuyu rezervleri, Trabzon lobisi ve siyasi abilerininde desteğiyle Trabzon'a verildiğini üzülerek ögrenmiş bulunmaktayız. Gümüşhane'nin siyasileri, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları birkaç kişinin dışında neden hiç kimseden ses çıkmıyor?!
Bu konu, Gümüşhane adına hareket eden tüm siyasi parti temsilcilerinin kanaat önderlerinin ve tüm sivil toplum kuruluşlarının boynunun borcudur.
Gümüşhaneli olduklarını sadece etkinliklerde boy boy fotoğraf çektirerek, birbirlerine ödüller vererek gösterenlere inat Gümüşhane'nin tüm sorunlarına yönelik çaba gösteren mücadele eden ve ilkeli ve onurlu Gümüşhanelilere selam olsun...
Af diliyorum...
Hey benim güzel Gümüşhanem.
Sen ne güzel bir memleketsin ki, bu kadar sorumsuz, bu kadar ilgisiz bir topluluğa hiç gönül koymadan kucağını açıyorsun. Nimetlerin en güzellerini onların kullanımına sunuyorsun.
Sana değer katmak bir tarafa var olan nimetlerinin bile kıymetini bilmeyen bu nesle bir ana şefkatiyle yuva oluyorsun.
Bizleri sarıp sarmalamaya, koruyup kollamaya devam ediyorsun.
Hey benim ana kadar şefkatli, baba kadar koruyucu güzel Gümüşhanem. Senden özür diliyorum.
Kürtün ilçesi Kırgeriş ,Bağlama ve Damlı köylerinin yaylalarını Trabzon'a kaptırdık ya
Süleymaniye’yi yıllara mahkûm ettik ya,
Santa’yı fiziki olarak değilse de ulaşabilirlik olarak Araklı’ya kaptırdık ya,
Zigana’yı dağdan aşırıp Maçka’ya yaklaştırdık ya,
Kürtün’ü ve güzelliklerini Giresun’un zannettik ya,
Torul'da vahşi maden işletmeciliği yapan bir firmanın siyanür havuzlarına aktarma yapan borularının kopması sonucu mide derisini siyanüre boyadık ya,
Tomara’yı neyse de Çakırkaya’yı yıllar öncesinde bıraktık ya,
Yeşilbük’te kazı yapmayı definecilerle sınırlı tuttuk ya,
Türkiye’nin en yüksek rakımında, Artabel’de yaşanan mücadeleyi unutturduk ya,
Kov ve Keçikale’yi yeterli görüp Canca, Torul ve daha nice kaleleri harap koyduk ya,
Yüzlerce mağaranı, yalnızca Karaca’ya mahkûm ettik ya,
O zengin mutfağını bırakıp, hamburgere, lahmacuna, tantuniye tenezzül ettik ya,
Kelkitli Zevraki’yi, Salyazılı Nuri Baba’yı, Kırıntılı Gagak İbrahim’i, Ziganalı Tulumcu Kör Hafız’ı duymadık ya,
Bir televizyon, bir radyo; hadi olmadı bir sinema salonunu sana layık görmedik ya,
Bizler sana layık olmadık, olamadık ya,
Seni dışarıdan gelen bürokratların insafına bıraktık ya,
Her türlü yatırımı devletten bekleyip, yan gelip yattık ya,
Birkaç güzel kelamı bir araya getirip seni yazmadık, anlatmadık ya,
Kemençeyle, sazla seni söylemedik, davulla zurnayla seni oynamadık ya,
Beni bağışla güzel Gümüşhanem.
Bizleri bağışla…
Bu konuda sessiz kalan tüm sivil toplum kuruluşları siyasidir, arka bahçedir...
Haklının değil güçlünün yanında duran, akıl fukarası protokol müptelası iş takipçisi
sarı STK’da istemiyoruz.
Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği GÜDAP

Kamil KOÇ