Doktorlarımız cayır cayır istifa ederken, Arap ülkelerinden "Tıp, Diş Hekimliği" gibi birçok bölüme sınavsız öğrenci alımı yapılıyor. Bakın, bunu yapan firmalardan sadece biri, sayfaları tamamen Arapça ilanlarla dolu. "Sınavsız tıp okuyabilirsiniz" deniyor.





Üniversitelere göre fiyatlar değişiyor, onun da listesini yapmışlar. En yüksek Yeditepe 27.500 dolar. En düşüğü de Yüksek İhtisas ve Maltepe... Yıllık 10 bin dolar civarı.


Bitirdikten sonra da vatandaşlık imkanı var. Kendileriyle İran'dan yazan biri olarak kırık bir Türkçeyle konuştum. Herhangi bir lise diplomasıyla toplamda 40-60 bin dolar harcayıp hem sınavsız bir şekilde tıp, diş hekimliği vb okuyacağım hem de vatandaşlığa hak kazanmış olacağım.

Okulu bitirdikten sonra da 1 yıl boyunca Türkiye'de kalan yabancı uyruklu kişi vatandaşlık alabiliyor. Bunu da bir başka danışmanlık firması "Bu düzenleme bize göre çok yerinde oldu" yorumuyla anlatıyor.

Okulu bitirdikten sonra da 1 yıl boyunca Türkiye'de kalan yabancı uyruklu kişi vatandaşlık alabiliyor.
Bunu da bir başka danışmanlık firması "Bu düzenleme bize göre çok yerinde oldu" yorumuyla anlatıyor. pic.twitter.com/cEI5Hnh5Qo

Batuhan Çolak (@batuhancolak33) May 17, 2022

Vatandaşlık satışını sadece gayrimenkul olarak düşünmeyin. Arap ülkelerinin herhangi birinden lise diploması varsa istediğiniz üniversitede parasıyla Tıp okuyabilirsiniz. Sadece 2 firma örneği verdim. Bunu yapan onlarca firma var.

Genellikle de Arap aşiretlerinin, zenginlerinin çocukları Türkiye'ye okumaya geliyor. Yanlarında süper lüks araçlarını da getirme şansı tanınıyor. Böylece üniversitelerde büyük bir sosyal uçurum oluşuyor. Sonrasında bu ve benzeri görüntüler her yanda çoğalmaya başlıyor.

Yıllarca zor şartlarda okuyan, okuttuğumuz doktorlarımız, mühendislerimiz, diş hekimlerimiz birer birer istifa ediyor. Devlet hastanelerinden randevu alabilmeniz imkansızlaşıyor. Randevu alsanız bile tedavi olmak güçleşiyor, 5 dakikalık muayene süresi var.

KONUYLA İLGİLİ GELEN MESAJLAR

"Merhaba Batuhan Bey paylaştığınız son tweete istinaden yazıyorum ben tıp fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim özel bir üniversitede burslu olarak bizim sınıflarımızda biz azınlık olarak okuyoruz ve sadece tıp fakültesi değil tüm üniversitemiz bu şekilde her bölüm. İstisnalar olmasına rağmen aralarında hepsi çok gerici ve yargılayıcı insanlar etek giyersem benimle konuşmayacak, insanları sesli bir şekilde eleştirmekten, yargılamaktan çekinmeyecek kişiler. İstanbulda bu konun en dip noktasını yaşadığını düşündüğüm üniversitemiz en büyük örneğidir bu tweetlerinizin."

***

"Merhaba abi. Ankara'daki özel tip fakültelerinden birinde okuyorum. 1. sınıfım. Üst dönemlerde de yabancı öğrenciler var fakat özellikle bizim dönemimizde biz azınlıktayız. Döneme 205 kişi başladık, yarısından fazlası yabancı öğrenciydi. YÖK'ün verdiği kontenjan 80 kişiyken biz 205 kişi başladık döneme. Kalan öğrencilerin hiçbiri sınav ile girmeyen öğrenciler. Ben emek verip YKS'de belli bir sıralama yapıp buraya yerleşip tip okumaya hak kazanmışken Suriyeli, İranlı, Filistinli "kardeşlerimiz" sadece parasını verip tip okuyor. Biz sınıfta azınlıktayız. Görgü nedir bilmeyen, bağıra çağıra konuşan insanlar bunlar. Yolda görsem yolumu değiştireceğim insanlarla beraber okuyorum. Fakültede Türkçe konuşan insan duymak çok zor. Bu konuyu gündeme getirdiğin için de çok teşekkür ederim sana."

***

"Batuhan Bey merhabalar, ben de mesajlarda adı geçen üniversitelerin birinde tip öğrencisiyim. Dershanelere, özel derslere, kitaplara dünya para harcayarak hatta daha önemlisi emek harcayarak girdiğimiz tip fakültesi, ortaokul biyolojisi bile bilmeyen yabancılarla dolu. İnanılmaz bir gruplaşma var ve olası bir fitilde büyük sorunların yaşanmasından endişeliyiz çünkü en basitinden okul halı saha turnuvası düzenliyor ve arap takımları vs türk takımları oluyor. Minik bir tartışmadan olaylar büyüyebilir. Endişeliyiz."

***

"Abi Fenerbahçe Üniversitesinde okuyorum. Hazırlık sınıfındayım daha ama sınıf araplardan geçilmiyor Sudan'dan Mısırdan bir sürü öğrenci var özellikle hepsi fizyoterapi bölümünden."

***

"Yaşadığımız sorunları kaleme aldığın için çok teşekkürler.. üniversitede çalıştığım için yazdığınız gibi her gün örneklerle karşılıyorum. Türk öğrenciler Eylül ayından sonra kayıt yaptıramazken arap öğrenciler aralık ayında bile kayıt yaptırıyorlar ve kontenjan sayıları yatay geçişle gelen öğrencilerden kat kat fazla. bi sınıfımız 140 kişiyse bunun yarısı arap öğrenci ve böyle sadece lise diplomasıyla kayıt yaptıranlar.. İçlerinde vatandaşlık alanlar da var ne yazık ki.

Tıp ve diş hekimliği fakülteleriyle ilgilenen birisi olarak durum çok çok kötü, üniversiteler hepsini birer müşteri olarak görüyor. böyle eğitim kurumları aracılığıyla gelen çok sayıda öğrenci var ve bu eğitim kurumları öğrenci ile birlikte kayda gelirken kendilerini genellikle kuzeniyim, kuzenim çok iyi Türkçe bilmiyor diyerek gelip kayıt yaptırıyorlar. Türk öğrencilerimiz bu duruma şahit oldukça yurtdışı planları yapmakta."

***

"Aynı durumu ben de yaşıyorum Nişantaşi üniversitesi. İnanılmaz arap var inanılmaz full arap ama böyle İngiliz Alman Fransız değil full arap. Öyle ki okulun kütüphanesinde bile arapça yazı yazıyor inanılır gibi değil."

***

"Belçika da yaşıyorum, Belçika da bir Tıp bölümü okumak istiyorsan Felemenkçe veya Fransızca B2 seviye de bilmek zorundasın. Yabancı öğrencilere Tıp bölümü okumak istiyorsa dil seviye testi yapıp geçmesi lazım. Ondan ayrı Tıp için giriş sınavı oluyor matematik, fen derslerle ilgili. Bunların hepsi dışında eğer AB vatandaşı değilseniz vize almanız gerekiyor. Vize için şartlardan birisi belge ile aylık 730 euro bir gelirin olduğuna dair göstermen gerek ve bu sayı güncel olmayabilir ve iyi hal belgesini de istiyor, vs. Bide bunların dışında AB dışı öğrencilere 1 senelik lisans eğitimi 3 bin euro, AB öğrencilere bu bin euro. Ve burada 2 senelik eğitim görmeniz = 1 yıl ülkeden kalmış gibi oluyorsunuz, 3 sene lisans 3 yüksek lisans dersek 6 sene oluyor ama bu 3 sene olarak gösteriliyor yani 2 sene daha çalışmanız lazım vatandaşlık alabilmeniz için."

***

"Merhaba Batuhan bey. Ben de Bahçeşehir Üniversitesinde hazırlık bölümünde öğretim görevlisiyim. Her sınıfta istisnasız Arap öğrenciler var. Önceki senelerde kafile olarak getirip okulun reklamını yaptılar. Şimdiden sınıf içlerinde ve okul genelinde ayrışmalar ve gerginlikler başladı."

***

"Batuhan abi merhaba, ben medipol üniversitesinde tip okuyorum. Dönemimin yarısını Türk öğrenciler diğer yarısını da yabancı (hepsi İran ve Arap kökenli) öğrenciler oluşturuyor. Mevcut şartlar ve yönetenlerin heves kırıcı sözleri nedeniyle Türk öğrencilerin çok büyük kısmi yurt dışı düşünüyor ve başka okullarda tıp okuyan arkadaşlarımın da çoğu aynı şekilde yurt dışı düşünüyor. Bunun en büyük iki sebebi sağlık çalışanlarına psikolojik ve fiziksel şiddetin çok artması ve ülkede uzman bir doktorun kazancı yıllık 180bin lirayı geçmezken Amerikan hastanelerinin uzman doktorlarla yıllık 400-500 bin dolar gibi ücretlerle anlaşması. İşin başka bir boyutu da bu gidişatla 10-15 yıl sonra Türkiyeden mezun olan yabancı doktorlar burada kalacak ve Türk doktor bulmakta zorluk çekeceğiz. Bu da demektir ki siz de arapça öğrenin diyen hastalardan sonra bu söylemi duyacağımız doktorlar çok da uzak zamanda değil açıkçası."

***

"Merhaba, lisans kısmındaki durumları okudum. Ben de yükseklisans yapıyorum şu an, 35 kişilik sınıfta 2 tane Türküz. Geri kalanı ise ingilizce konuşamayan, malum güruh; orta doğu, afrika ve paki[ampersand]afgan karışımı."

***

"Merhabalar Batuhan abim. İlk önce Tip, diş hekimliği bölümlerindeki haksızlıkları gündeme taşıdığın için teşekkür ederim. Ben de İstanbul da özel bir üniversitede tam burslu 3. Sınıf tip fakültesi öğrencisiyim. Bölümümüzde 80 kişiden 20 si yabancı. Alt dönemlerde ise bu oran yarı yarıya. 200 öğrencinin yarısına yakını yabancı. Uygun sınıfları laboratuvarlari olmamasına rağmen okullar kontenjanlarının iki katı ögrenciyle eğitim vermeye çalışıyor. Sadece bizim bölüm değil birçok bölümde durum böyle. Üniversiteler eğitim kurumu değil Arap sermayesinin uğrak noktası olmuş durumunda. Okulda corona önlemleri için anons yapılırken önce Türkçe sonra Arapça anons yapılıyordu."

Batuhan Çolak- Aykırı