Daha önce yazdığım Millet Bahçesiyle ilgili yazım çok büyük ilgi gördü.

Millet Bahçelerine ait ihaleleri incelemeye devam edeceğimi söylemiştim.

Biliyorsunuz süreç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Haziran 2018'de "81 şehrimize 81 Millet Bahçesi yapacağız" açıklamasıyla başladı.

Resmî verilere göre şu ana kadar bitmiş 97 millet bahçesi var. Uygulama aşamasında olan Millet Bahçesi sayısı 67, proje halinde olan Millet Bahçesi sayısı ise 201.

264 ihale düzenlenmiş.

İhalenin düzenlendiği tarihlerdeki tutarlar o günün kuruna çevrildiğinde 1.1 milyar dolar yani güncel değeri ile 21 milyar 43 milyon Türk lirası...

Okul, çiftçiye destek, öğrenciye yurt yapılırdı diyeceğim ama para çoktan gitmiş. Üstelik çoğu orman veya yeşil alan statüsünde olan yerlere yapılan göstermelik projeler bunlar. Sırf sağına soluna büfe, restoran, kıraathane adı altında ticarethaneler açmak için yapılıyor.

Ama öyle bilgiler verilmiş ki, mesela bir projede 18 bin çalı, 750 ağaç dikildiği belirtilmiş. Hem uydu görüntüsü hem projenin fotoğraflarına bakıldığında alakası yok. Ne çalı var ne ağaç...

Çalı, ağaç dedikleri doğada kendiliğinden yeşeren ot ise bilemem ama görünen ortada bir ağaç yok.

İhalelerin içeriği çok enteresan zaten. Mesela son dönemde ihaleye çıkılan 3 tane Millet Bahçesi ihalesi, teklif veren olmadığı için iptal edilmiş.

Teklif veren olmadığı için!

Birini anlatayım...

Türkiye'nin en çok turist çeken Köyceğiz Belediyesi Fen İşleri'nin düzenlediği Köyceğiz Millet Bahçesi ihalesi diğeri de TOKİ tarafından düzenlenen Gaziantep Şeyhkamil ilçesi Millet Bahçesi işi. Bir diğeri de yine TOKİ tarafından düzenlenen Trabzon ili, Çaykara ilçesi Uzungöl Millet Bahçesi işi...

Betona boğulan, Arap turistlerin her yıl akın ettiği Uzungöl'e Millet Bahçesi yapılacakmış. Bu konuda Karadeniz'den Günebakış gazetesine  Uzungöl Turizmciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş bir açıklama yapmıştı. Başkan Keleş, "Biz imarın olmadığı bir yerde projeye dikkat etmeyiz. Çünkü ilk önce anayasa yapılır sonra yasalar yapılır. Bu projeyi inceleme gereği bile görmedim çünkü imarın olmadığı bir yerde proje yapılıyor. Kabul edilebilir bir durum değil. Önce imar yapılmalıydı" diyerek aslında bir skandalı da açıklıyor.

Yani çıkılan projenin imarı yokmuş...

Başkan Keleş açıklamasının devamında; "Orada özel mülkler de vardır. Biz ilk önce imarın olmasını daha sonra projelerin yapılmasını istiyoruz. Bunu defalarca dile getirdik. İlk önce plan yapılır, plana göre proje yapılır ama bizde enteresan bir durum var" dedi.

Turizm sezonunun içinde olduklarına dikkat çeken Başkan Keleş, projenin yapımına başlanması süreci ile ilgili de beklentilerini dile getirdi. Uzungöl'de yoğun bir turizm hareketliliği yaşanırken çalışmaların başlamaması gerektiğine dikkati çeken Başkan Keleş, "Millet Bahçesi için çalışmalar kesinlikle turizm sezonunda başlamamalı. Şartnameyi incelemedim. Ancak sezonda çalışmaların başlatılması halinde turizmciler olarak buna karşı çıkarız. Okulların başlamasıyla birlikte Uzungöl turizminde sakinlik başlar. Biz çalışmaların 15 Ekim'den sonra başlamasını isteriz. Daha önce başlaması demek turizmi sabote etmek demektir. Çok vahim sonuçları olur. Bizim bu bölgenin coğrafi şartları da çok ağır. Kış aylarında çalışma yapılması elbette çok zor ancak her hâlükârda yapılacak çalışmanın turizm sezonu içinde olmaması gerekiyor. Çalışmaları Ekim'in 15'inden önce başlatmamaları gerektiğini düşünüyorum" uyarısını yapıyor.

Yani işin özü, ihale olacak denmiş olmuş. Başlangıçta ne imar durumu ne de turizmcilerin uyarıları dikkate alınmamış. Sonra iptal etmek yerine teklif verilmedi diye ihale iptal edilmiş.

Anlaşılan Ekim ayı sonunda, doğa harikası güzelliğe sahipken betona dönüşen bir yerin Millet Bahçesi'ne nasıl dönüştüğünü izleyeceğiz.

Ne yazık ki doğaya tahrip konusunda Cumhuriyet tarihinin görmediği yağma ile karşı karşıyayız.

Engel olmaya çalışan yurttaşlar ise yaka paça gözaltına alınıyor.

Bakın canlı örneği Marmaris'te SİNPAŞ projesinde yaşanıyor. Danıştay'ın kararı ve Belediyenin inşaatı mühürlemesine rağmen kanun nizam dinlemeden inşaat devam ediyor. İnşaat şirketi umursamıyor bile.

Üç kişi bir araya gelip ses yükseltse, doğayı yok eden bir inşaat firmasına mahkeme kararına rağmen ses çıkarılmıyor.

Ne yapılıyor? Bunu belgeleyen, haber veren yurttaşlar gözaltına alınıyor.

Toparlarsak...

Millet Bahçeleri adı altında milyarlarca lira birkaç firmaya dağıtılıyor. Rakamı yukarıda yazdım. Sıra geldi şimdi bu firmaları incelemeye.

Ulaştığım bazı bilgiler var. Fakat daha da geliştirdikten sonra hepsini yazacağım. İhalelere verilen enteresan teklifler, yapılan oyunlar, uçuk rakamlar vs. Millet Bahçelerine milletin parasını nasıl gömdüklerini tek tek açıklayacağım.

Belediyelerin üç beş liraya daha güzelini yapacağı parkları, hükümet eliyle nasıl dağıttıklarını bu sürecin sonunda çok daha net göreceksiniz.

Artık vatandaş, 1 lirasının boşa harcanmasına tahammülü yok. Çünkü boşa harcanan para, borç demek, faiz demek, marketteki domatese, pazardaki patatese, benzine, suya, çorbaya, ekmeğe yani vergilere zam demek...

Vatandaş için artık bıçak kemiğe dayandı.

Murat Ağırel- Yeniçağ