"Cimri bir insan öLünce, 
Mezar taşına şöyLe yazmışLar"

HAYAT'ta hep topLadı çarptı,
Çıkarmayı hiç biLmezdi,
BöLmeyi varisLeri yaptı.!
AZİZ NESİN CİMRİ ADAMMIŞ,
Aziz Nesin dost ağırlamada, yedirme içirmede, ikramda bonkör bir adamdır. 
Fakat çöpe giden bir pirinç tanesine bile üzülür.
Nesin aynı zamanda çok cimri bir adamdır. Cimriliğini kendisi ilan etmiştir:
"Ben çok cimriyimdir.
Bu cimrilik emeğe saygımdandır" diyerek cimriliğinin nedenini açıklar.
Emek Aziz Nesin için "kutsaldır".
Tan gazetesinde köşe yazarı ve muhabir olarak çalıştığı yıllarda 50 lira maaş almaktadır. 
Geçim sıkıntısından "al takke ver külah" yaparken bir tanıdığına 50 lira borçlanır. 
Bu ay olmadı gelecek ay derken...
Alacaklı bir gün iyice sıkıştırır. 
Aziz Nesin adama; " yarın saat 11:00'de gel paranı al" demiş bulunur.
Borcunu ödemesinin tek yolu; çalıştığı Tan Gazetesinin patronu Halil Lütfi'den avans almaktır.
Patron, Aziz Nesin'den daha cimri, aynı zamanda huysuz bir adamdır.
Fakat cimriliğinden dolayı Aziz Nesin'i çok sever.
Nesin, gazetedeki mürekkep hokkasına özel kalemini batırmış adam değildir. 
Mürekkep uçar diye, hokkanın ağzını açık bıraktığı hiç görülmemiştir.
Herhangi bir nedenle, gazetenin tek yaprak kâğıdını özel işi için kullanmamış, gazetede kullandığı her eşyayı gözü gibi korumuştur. 
Aziz Nesin aynı zamanda çalışkan, okunan ve sevilen bir yazardır.
Bir gazete patronu böyle bir adamı sevmesin de kimi sevsin?
*
Aziz Nesin, alacaklısı geleceği gün saat 10:00'da, patronu Halil Lütfi'nin odasına gider:
- Efendim, birisine 50 lira borcum var.
Buraya gelecek.
Bu ay ki maaşımı avans olarak verin de adama borcumu ödeyeyim.
- Ne zaman gelecek adam?
- saat 11:00'de.
- 11:00'de gel al parayı.
- Saat 10:00 zaten.
Adam az sonra gelir. Parayı şimdi verin de adam gelince mahcup olmayayım.
- 11:00'de gel 11:00'de.
- Neden illa ki 11:00?
- Yav Aziz; saat 11:00'e kadar bakarsın adam ölür, ben sana parayı vermekten kurtulurum. Bakarsın sen ölürsün, ben yine parayı vermekten kurtulurum.
- Efendim; bende bu şans varken ne adam ölür, ne ben ölürüm. Siz ölürsünüz ben parayı alamam.
Şimdi verin şu parayı.
Alıntı

İbrahim Ethem Hazretlerine
sordular:
“Ramazan'ı nasıl ihya edelim?”
Cevap çok kısa ve net:

“Açığı Kapa, Kapalıyı Aç
Dilini Kapa, Elini Aç
Cimriliği Kapa, Cömertliği Aç
Tembelliği Kapa, Gayreti Aç
Gıybeti Kapa, Hüsn-ü Zannı Aç
Boş İşleri Kapa, Nafileyi Aç ..”
..............
Allah’ım üzüntüden ve kederden sana sığınırım.
Aczden ve tembellikten sana sığınırım, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım.
Borcun galebe çalmasından ve insanların kahrından sana sığınırım.
Hadis-i Şerif