Onu iyi tanıyor, ismini ise gayet iyi biliyorsunuz…

İlk müşerref olmanız 90’lı yılların ikinci yarısına dek uzanıyor, ancak o zaten ABD’de, Avrupa’da çok daha önce adını duyurmuş bir hanımefendi!.. 1999 seçimlerinde Fazilet Partisi’nden İstanbul Milletvekili seçildi. Ancak ABD vatandaşı olduğunu bildirmediği için vatandaşlıktan çıkarıldı, milletvekilliği de düşmüş oldu…  O da aynı yıl tası tarağı toplayıp ABD’ye yerleşti…

Aslında geldiği yere geri dönmüştü de diyebiliriz!

Adı Merve Kavakçı… Milletvekili seçildiğinde TBMM’ye sunduğu kişisel bilgi formunda Dallas Teksas Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden 1994 yılında mezun olduğunu yazmıştı. Güzel bir seçimdi doğrusu; yüzyılın ilk sıralardaki mesleğiydi ne de olsa, ancak küçük bir sorun vardı:

Teksas Üniversitesi’nde o yıllarda bilgisayar mühendisliği bölümü yoktu!

Bilgisayar mühendisliği bölümü, Merve hanımın mezun olduğunu iddia ettiği tarihten 8 sene sonra, 2002’de açılacaktı! İlk mezunlarını ise 2007-2008 öğrenim yılında verecekti!

Bu ve birazdan özetleyeceğim tüm bilgileri Mustafa Yıldırım, “Sivil Örümceğin Ağında-Project Democracy” kitabında tam 80 sayfa boyunca belgeleriyle anlattı. Sevgili Attila İlhan’ın “Tokat gibi bir kitap” diye tanımladığı, yıllar içinde 31 baskı yapan, daha öncesinde yayınlanması yıllarca engellenen bu kitapta, Merve hanımın izini sürdü hatta bu bilgilere “Zifiri Karanlıkta 2- Celladın Zaferi” kitabında da geniş şekilde yer verdi. Peki verdi de ne oldu? Onun kaleminden paylaşayım:

Sivil Örümceğin Ağında (2004) kitabındaki 300 sayfada yer alan ABD Din Hürriyeti Operasyonu’nda M. S. Kavakçı’nın tüm ilişkileri, İran’dan Amerika’ya, Arabistan’dan Londra’ya dek uzanan koalisyon ve kişiler-kuruluşlar ilişkileri 80 sayfada yer almıştı….

Ne var ki aradan 18 yıl geçti ve M.S. Kavakçı yeniden gündeme taşınınca da olaylar ve gerçekler yerine Kıbrıslı Şeyh’in fotoğrafına sığınan ve Merve Kavakçı’nın ABD vatandaşlığına takılanlar, gerçeklerden kaçmayı sürdürüyorlar; onun büyükelçi olarak ABD’yi mi temsil edeceğini sormaktan ileri gitmiyorlar; onu küçümsüyorlar. Merve Kavakçı’nın birikimini, becerikliliğini, İslamcılık davasını, başörtüsü ve ABD vatandaşlığıyla gölgeliyorlar!

Yalanlardan ve ilişkilerden bir demet!

Mustafa Yıldırım’ın, büyük bir sabır ve inatla izini sürdüğü Merve Kavakçı’nın maceralarını satırbaşlarıyla da olsa paylaşmak şart…

Mesela 2017 yılından bu yana Türkiye’nin Malezya Büyükelçisi olan Merve Kavakçı’yı şöyle tanımlıyor:

Büyükelçi, iyi yetiştirilmiş, başarılı, davasından asla sapmayan uluslararası desteğe sahip bir İslam mücahidesidir. Yürüdüğü yolun başından sonuna dek kendisini destekleyenleri temsil etmektedir!

Mesela, Hillary Clinton’ın onu USA delegesi yaparak uluslararası toplantılara soktuğunu; USA Delegation (ABD Delegasyonu) levhasının hemen arkasında yanına oturtma nezaketini gösterdiğini, büyük destek vererek dünyaya tanıttığını biliyor muydunuz?

Mesela, 2005’te ABD Senatosu’nun Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konseyi’nin resmi toplantısına katılarak verdiği ifadede Türkiye Cumhuriyeti’ni “zulümcüdür”diyerek kötüledikçe kötülediğini, hemen yanındaki Ermeni Papaz Vanesta Kalaycıyan’ın da cesaretini toplayıp, “Mustafa Kemal de bir insan kasabıdır” diyerek onunla dayanıştığını duymuş muydunuz?

Örneğin, Merve Kavakçı’nın, Senato toplantısında ailesinden söz ederken, annesinin Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde Almanca profesörü olduğunu söylediğini, bununda gerçekle uzaktan yakından alakası olmadığını biliyor muydunuz peki!

Arkası pek güçlü bir islamcı!

Diploma konusuna dönersek, aile boyu bir durumla karşılaşıyoruz…

Merve hanımın kardeşi Ravza Kavakçı Kan, AKP milletvekili ve AKP Genel Başkan Yardımcısı oldu. O da TBMM’ye sunduğu bilgi formunda, tıpkı ablası gibi, “bilgisayar mühendisi” olduğunu yazdı.

Ravza Kavakçı Kan Dallas’daki Teksas Üniversitesi’ni (University of Texas at Dallas) 1993’te bitirdiğinde üniversitede “Bilgisayar Mühendisliği Bölümü” yoktu. Yukarıda da yazmıştım o bölüm, o üniversitede 2002 yılında açılmış, ilk mezunlarını da 2007-2008 döneminde vermişti! Diğer bir deyişle iki kız kardeşin 93 ve 94’teki mezuniyetlerinden 15 yıl sonra!

Mustafa Yıldırım, çok vahim bilgileri, belgeleriyle ortaya koymuş, ancak nedense bu ülkenin aydınları, yetkilileri dönüp bakmamışlardı bile!

Yıldırım, Merve hanımın ne denli “güçlü” ilişkilere sahip olduğunu, destek aldığı kişi ve odakları tek tek şu satırlarla ortaya koyuyor:

Bu liste de uzar gider ama Merve Safa hanım asla yalnız değildir ve İslam devletlerinin desteğiyle güçlüdür: Gazze’deki Hamas militanları, İran Ayetullahları-İran Dışişleri, Hintlinin torunu Humeynli Ruhullah’ın kadınları, İhvan vb. gösterilerle, bildirilerle onu desteklemişti.

Merve hanımın hikayesinin ancak küçük bir bölümünü paylaşabildim; yerim ancak bu kadarına yetti! Gün gelir, başka kalemler de bu serüvenin eksik kalan yerlerini tamamlarlar. Yıldırım’a olan teşekkür borcumu da bu vesileyle yerine getirmiş olduğumu umuyorum.

Yüreğine, kalemine sağlık…

NotOlayların gerisini, operasyonda yer alan tüm örgütleri, kişileri, Quantum bankerlerini, Atlas Vakfı’nın bağlantılarını, Cihat Örgütleri, Türkiye düşmanı Amerika’daki Filistin örgütlerini, Pakistan kökenli ajanları, Londra cemaatlerini, Pakistan cemaatlerini, Amerikan-Alman istihbaratçılarını, Amerikan üniversitelerinin merkezlerine konuk olan Fethullah Gülen, Merve Kavakçı, Necmettin Erbakan ve aymazlık yarışındaki Türkiye siyasal çevrelerini Zifiri Karanlıkta-2 / Cellad’ın Zaferi ve Sivil Örümceğin Ağında – Project Democracy (SİA Kitap) kitaplarında bulabilirsiniz.