Diyalog, diyalektik çok eski terimlerdir.
Diyalektiği ilk kullanan ve ona ilk anlamını veren Platon olmuştur.

Diyalog ya da diyalektik; birbirleri ile çelişen düşüncelerin çatışması, çarpışması sonucunda, bu çelişkilerin ötesine geçerek, bu birbirine zıt düşünceler arasında saklı olan objektif gerçeği bulmayı amaçlayan bir düşünme yöntemidir.

Her bilimsel tartışma, bilim alanında gerçeği bulmak için harcanan her çaba, birbiri ile çatışan, birbirine zıt görüşleri karşı karşıya getirir.

Modern çağda Hegel, diyalektiğe daha geniş bir anlam vererek onu felsefenin ve gerçeğin temeli yapmıştır.

Ümitsiz Olma Türkiye! Ümitsiz Olma Türkiye!

Hegel dialektiği ile klâsik idealist felsefeye çok önemli yenilik getirmiştir.
Hegel'e gelinceye kadar, düşünceler dünyası, özü ve niteliği bakımından hareketsiz bir dünya olarak kabul ediliyordu.
Hegel dialektiği ile düşünceler dünyasında da bir gelişme olabileceğini ortaya koymuştur.

Hegel, idealist felsefe okulu düşünürlerindendir.
O'na göre; mutlak değere sahip tek gerçek vardır, o da manevî nitelikteki "ide" düşüncedir.
Zaman içinde gelişme sürecinde, düşünce, doğanın, maddenin ve insanlık tarihinin birbirini izleyen gelişme, olgunlaşma evrelerinde ifadesini bulmaktadır, varlığını ortaya koymaktadır.

Marks, Hegel'in idealist felsefesinden aldığı diyalektiği, materyalist felsefeye uygulamış ve kendi deyimiyle " başaşağı duran diyalektiği ayakları üzerine dikmiştir."

TEZ - ANTİTEZ - SENTEZ DEVRELERİ

Tarih içinde düşüncenin gerçekleşmesini sağlayan ve birbirini izleyen evreler, belirli bir olgunlaşma kuralına uygun olarak gelişir.
Bu olgunlaşma ve gelişme kuralının üç devresi vardır.

Bunlar tez, antitez ve sentez devreleridir.
Düşüncenin zaman içinde, belli bir andaki durumu, kendi karşısına kendisi ile çelişen, kendine zıt bir düşünce çıkarır ve böylece kendi antitezini yaratmış olur, bu şekilde ortaya çıkan çelişik durum ise sentez safhası ile sona erer.

Böylece, diyalektik, zıtların daha yüce bir birlik içinde birleşmek üzere, yekdiğerinden doğduğu bir ilerlemeyi açıklar.
Sentez; tez ile antitezin birbirleri içinde eridiği ve uzlaştığı, son ve yüce sonuçtur.

Diyalektik gelişme içinde en verimli ve en önemli dönem, antitez dönemidir.
Çünkü, antitez sayesindedir ki, tez dönemi aşılarak, bir senteze ulaşmak olanağı doğar.
Bu ise, diyalektiğin içinde devrimci, otodinamik bir özün varlığını gösterir.

Düşünce, ancak şiddetli krizler sonucunda gelişebilme olanağı bulmaktadır.
Düşüncenin geçirdiği gelişme evreleri içinde, bu krizlerden her biri yeni bir devrenin, yeni bir atılımın doğması için gerekli koşuldur.

Diyalektik; yalnızca bir muhakeme biçimi olmayıp, bir var oluş felsefesi olarak ortaya çıkmakta, gerçeğin ancak ve ancak çelişkiler arasından doğabileceği ileri sürülmektedir.

Buna göre, birbirini reddeden, birbirine zıt olan şeyler, birbirlerini yok etmemekte, aksine birbirleri sayesinde var olabilmektedir.
Herhangi bir şey, her zaman, kendi zıddı olan kavramla birlikte düşünülür.
Yaşam, ölüme oranla; beyaz siyaha oranla bir değer ifade eder.

DİYALEKTİK MATERYALİZM NEDİR ?

Diyalektiğin materyalist felsefeye uygulanması ile maddenin, değişik bazı özelliklere sahip olduğu kabul edilmiştir.
Birincisi; madde ölümsüzdür, sonsuzdur, yaratılmamıştır, kaybolmaz.
İkincisi; madde özü, esası bakımından sürekli hareket halindedir, maddenin kendine özgü bir enerjisi vardır.
Üçüncüsü; maddenin bu hareketi, yeni bir şeyin doğmasını, bir gelişmeyi ve ilerlemeyi sağlayan bir olaydır.

Hareketsiz madde olmayacağı gibi, madde olmadan da hareketin, enerjinin ne olduğu konusunda bir fikir edinilebilmesi de olanaksızdır.

Diyalektik materyalizm; klâsik materyalizmden farklı olarak, hareket halinde bulunan maddenin, bu hareketi sırasında türü, cinsi bakımından nitelik değişikliğine uğradığını savunur.
Hareket; ilerlemeyi, gelişmeyi ifade eder.
Bu hareket sayesinde, madde sürekli bir değişim halindedir, bu değişim yenilik doğuran daha gelişmiş nitelikte maddeler yaratan bir değişmedir.

Maddenin sahip olduğu enerjinin kaynağı, maddenin içindeki iç çelişkiler ve çatışmalardır.
Bu iç çatışma ve çelişkiler, her maddenin özünde vardır; bu çelişki ve çatışmalar bir senteze, bir çözüme doğru giderken, maddeyi harekete geçirirler.
Bu hareket sayesinde, türü ve cinsi bakımından bir önceki maddeye oranla değişik yeni maddeler doğar.

Kısaca, diyalektik materyalizm; evrenin sürekli bir değişme ve gelişme halinde olduğunu, bu gelişme ve değişmenin sert ve ani bir biçimde kendini gösterdiğini ve bu değişiklik ve gelişmelerin maddenin özünde var olan çelişik güçler nedeni ile meydana geldiğini savunur.

"SİYASAL DÜŞÜNCELER VE YÖNETİMLER"

Prof. Dr. Ayferi GÖZE

Editör: Kerim Öztürk