Peşinen söyleyeyim yazdıklarıma itirazlar geleceğini bildiğimden ben ekonomiden anlamam deyip şu itirazları bir savuşturayım!

Hüküm cümlem şu; halk ekonominin ağır olduğu iddia edilen sorunlarından muzdarip değil... Herkes keyfine bakıyor!

Bu hafta sonu bir büyük şehirden en büyük büyükşehire yani İstanbul'a bir seyahat yaptım.

Almanya Mesleki Teknik Eğitimde neden başarılı? Almanya Mesleki Teknik Eğitimde neden başarılı?

Yüzün üstünde çok sayıda insanla görüştüm. Bakırköy, Eminönü, Zeytinburnu ve Kadıköy'de gezdim... Hatta bir güne saat 23.00'te lüks bir AVM olan Florya Agua Park'ta nokta koydum.... Belediye otobüslerine, metroya ve Marmaray'a binerek seyahat ettim.

Şimdi izlenimlerimi sizlerle paylaşıyorum... Yollar ve şehirler arası yolcu taşımacılığı insan kaynıyor. Alışveriş yapılan dükkanlar mağazalar insanla dolu! Keyif yapılan alkollü, alkolsüz restoran, lokanta ve kafeteryalar boş yer olmadan dolu hatta insanlar biri kalksında yerine ben oturayım diye ayakta bekliyor...

Yollarda insan selinden yürümek mümkün değil! Ayrıca toplu taşım araçları tıklım tıklım...

Florya'daki AVM'de, adını vermeyeyim son derece lüks olan bir kafeteryada onca paraya kahve içtik ve boş yeri zor bulduk bizden sonra gelenlerde ayakta sıra beklediler.

Şimdi bunları enflasyondan ezilen ve meteliğe kurşun attığı söylenen fakir halkımız yapıyor değil mi? Sizce bu görüntüye bakarak ekonomi kötüdür diyebilirmiyiz?

Bana göre elbette fakirimiz vardır ancak halkımızın kahır ekseriyetinin tuzu kurudur diye gördüklerimden sonra rahatça bir kez daha söyleyebilirim.

Ekonomimizin güncel sorunlarının yanında tarihsel ve temel sorun olarak addedebileceğimiz sorunları vardır. Ama birileri algı yaratarak bize "yoksulluk edebiyatı" yapıyor diye düşünüyorum. Eğer aksi olsaydı %300-400 arası seyreden enflasyon nedeni ile halkın sokaklara çıkıp zil takıp oynaması gerekirdi.

Yani halkın zenginliğine, durumuna, yaşayışına ve tüketimine bakarak her şeyin yolunda ve kontrol altında olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim...

Hem bu "yoksulların hakkını arayan siyaset" anlayışının içinde "yoksul siyasetçi" var mı? Bırakın da, bari yoksulların hakkını yoksul siyasetçiler arasın! Gülüyorsunuz değil mi?

Bütün kavganın önümüzdeki yıl yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçimlerine yönelik algı yaratmak olduğunu görüyoruz.

Eminim ki, biraz yüksek sesle ağlayarak cebine yeni mangırları koymayı başaracak olan halk yine "yola devam" diyecektir...

Dedim ya, ben ekonomiden anlamam ama durumun özeti bu!

Özcan PEHLİVANOĞLU
21 Aralık 2022 / İzmir

319900378-5929299343775332-4857468710676433457-n.jpg

Editör: Kerim Öztürk