Ernail Koç, Haziran 2025'te gerçekleştirdiği Gürcistan seyahati sırasında Batum, Tiflis, Mestia ve Gori'de yaptığı gözlemleri kaleme aldı. Koç, özellikle babasının Cumhuriyet'in ilk yıllarında çalışmak için gittiği Batum'u ziyaret ederek geçmişin izlerini aradığını, ancak şehrin bugün büyük ölçüde değiştiğini ifade etti.
Koç, yazısında Batum'un hızlı değişimi, Tiflis'in tarihî dokusu, Mestia'nın doğal güzellikleri, Enguri Barajı, Ahıska Türkleri ve Gürcistan'ın gelecekteki AB üyeliği ihtimaline ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
BABASININ ANILARINI İZLEMEK İÇİN GÜRCİSTAN'A GİTTİ
Koç, Gürcistan seyahatinin kişisel bir hatıraya dayandığını belirterek, rahmetli babasının ve arkadaşlarının Cumhuriyet'in ilk yıllarında çalışmak amacıyla Batum'a gittiklerini ve yaşadıkları anıları kendilerine anlattıklarını ifade etti.
Nazan Bekiroğlu'nun Nar Ağacı adlı romanında da seferberlik döneminde Karadeniz bölgesinden bu bölgelere göç eden insanların yaşadığı çilelerin anlatıldığını hatırlatan Koç, babasının yaşadığı yerleri görmek ve anılarını yerinde yaşamak amacıyla Haziran 2025'te Gürcistan'ı ziyaret ettiğini belirtti.
BATUM: GEÇMİŞTEN BUGÜNE BÜYÜK DEĞİŞİM
Koç'a göre bugün Batum, babasının anlattığı Batum'dan oldukça farklı.
Şehrin yüksek binaları, eğlence mekânları, kumarhaneleri ve lüks otomobilleriyle büyük bir değişim geçirdiğini belirten Koç, Batum'u “Monaco yolunda bir Batum” olarak tanımladı.
Koç, şehirdeki dönüşümle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Belli ki küresel meşru ve gayrimeşru sektörler orayı mekân edinmişler.”
TİFLİS TARİHÎ DOKUSUNU KORUYOR
Gürcistan'ın başkenti Tiflis'i de değerlendiren Koç, şehrin geleneksel yapısını ve tarihî eserlerini koruyarak ve restore ederek daha düzenli büyüdüğünü ifade etti.
Koç, Tiflis'i daha sakin ve güzel bir şehir olarak nitelendirdi.
MESTİA DOĞASI VE TARİHÎ DOKUSU İLE DİKKAT ÇEKİYOR
Koç'un seyahatinde dikkatini çeken bölgelerden biri de Mestia oldu.
Doğallığını büyük ölçüde koruyan bölgeyi İsviçre tarzında değerlendiren Koç, Mestia'nın yeşili, tarihî eserleri ve sakin yapısıyla mutlaka görülmesi gereken bir bölge olduğunu belirtti.
UNESCO tarafından da korunan bölgede yolların yeni yeni genişletildiğini ifade eden Koç, Mestia'yı tam anlamıyla bir dinlenme bölgesi olarak tanımladı.
ENGURİ BARAJI
Koç, bölgenin doğal güzelliklerinin yanı sıra Enguri Nehri üzerindeki hidroelektrik baraja da dikkat çekti.
271,5 metre yüksekliğindeki Enguri Barajı'nın, dünyadaki en yüksek ikinci beton kemer barajı özelliğini taşıdığını belirtti.
AHISKA TÜRKLERİNİN YAŞADIĞI MESHETİ BÖLGESİNE GİDİLEMEDİ
Koç'un Gürcistan seyahatinde en fazla merak ettiği bölgelerden biri ise Ahıska Türklerinin yaşadığı Mesheti bölgesi oldu.
Ancak bu bölgeyi ziyaret etme fırsatı bulamadığını belirten Koç, özellikle 14 Kasım 1944'te Stalin tarafından hayvan vagonlarıyla sürgüne gönderilen Ahıska Türklerinin yaşadığı acıları ilk elden dinlemek istediğini ifade etti.
Koç, soydaşlarının bugün sahip olduğu hakları, hukuklarını ve yaşam koşullarını kendilerinden dinleyerek sohbet etmek istediğini ancak bunun kısmet olmadığını belirtti.
GORİ'DE STALİN MÜZESİ
Gürcistan'ın Gori şehrinde Stalin'in doğduğu evin müzeye dönüştürüldüğünü aktaran Koç, Stalin'in meşhur yeşil vagonunun da müzede sergilendiğini ifade etti.
Koç'un aktardığına göre, yeşil vagonun müzeye taşınması sırasında saldırıya uğrama endişesi nedeniyle vagon, geçtiği bölgelerde daha az dikkat çekmesi amacıyla geceleri taşınarak müzeye yerleştirildi.
GÜRCİSTAN'IN AB VE NATO GELECEĞİ
Koç, Gürcistan'ın Batı ve özellikle ABD açısından NATO ve Avrupa Birliği üyeliği konusunda da değerlendirmelerde bulundu.
Gürcistan'ın NATO ve AB'ye alınmasındaki amaçlardan birinin Rusya'yı çevrelemek olup olmadığını uzun zamandır merak ettiğini belirten Koç, aynı zamanda Gürcistan'ın Batı açısından bir “külfet” oluşturup oluşturmayacağını da sorguladığını ifade etti.
Ancak seyahati sırasında yaptığı gözlemler sonucunda farklı bir kanaate ulaştığını belirten Koç, Gürcistan'ın eğitim ve altyapı açısından problemsiz bir ülke olduğunu ve eninde sonunda Avrupa Birliği üyesi olacağı kanaatine vardığını dile getirdi.
AB ÜYELİĞİ KONUSUNDA GÜRCİSTAN'IN YAKLAŞIMI
Koç, Gürcistan'ın AB üyeliğiyle ilgili mevcut sorunlardan birinin, AB'nin sağladığı yardımların hangi yatırımlarda kullanılacağı konusunda yaşanan anlaşmazlık olduğunu değerlendirdi.
Koç'a göre AB'nin yaklaşımı, verilen yardımların belirlenen yatırımlarda kullanılması yönündeyken Gürcistan yönetimi, yapılacak yatırımlara kendisinin karar vermesi gerektiğini savunuyor.
Koç, Gürcistan yönetiminin bunu, aksi yöndeki yaklaşımın özgürlüğe müdahale olduğu şeklinde değerlendirdiğini belirtti.
GÜRCİSTAN GELECEKTE TÜRK YATIRIMCILAR İÇİN FIRSAT OLABİLİR
Koç, Gürcistan'ın gelecekte AB'ye üye olması hâlinde Türkiye açısından yeni bir durum ortaya çıkabileceğini düşünüyor.
Yunanistan ve Bulgaristan'ın AB üyesi olması nedeniyle bugün bu ülkelere vizeyle gidildiğini hatırlatan Koç, Gürcistan'ın da gelecekte AB üyesi olması hâlinde bugün nüfus cüzdanıyla girilebilen ülkeye vize uygulamasının gündeme gelebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Bu nedenle Türk iş insanlarının şimdiden Gürcistan'daki yatırım fırsatlarını değerlendirmeleri gerektiğini belirten Koç; tarım, hayvancılık, kış turizmi ve nehir taşımacılığının avantajı nedeniyle orman ürünleri alanlarını özellikle öne çıkardı.
Koç, Türk iş insanlarının bu alanlarda şimdiden yatırım yapmalarında fayda olduğunu ifade etti.
Ernail Koç



