Hürriyet İtilaf-İttihat Terakki karşıtlığının halen daha sürdürüldüğü bir ülkedeyiz. Birçok kimse için tarihte sular durulmadı.

Nedir bunlar?

İskilipli Atıf, şapka yüzünden asıldı iddiası.

Başka?

Lozan'ın gizli maddeleri var. 100. yılında açıklanacak.

Bu iddiayı yapan taraf, aynı zamanda Cumhuriyeti eleştiren, Atatürk'e laf çarpan taraf.

İktidara çağrımdır.

Madem İskilipli Atıf sırf şapka yüzünden asıldı. Devletin bütün arşivi elinizde. Getirin belgeleri, iddialarınızı ispatlayın.

Aynı şey, Lozan için de geçerli.

Önüne gelen Lozan'ı eleştiriyor. Buna iktidarın en tepesindekiler de dahil.

29 Eylül 2016'da Beştepe'de muhtarlara hitap eden Erdoğan, "Tarihte bize ne yaptılar. 1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'te Lozan'a bizi razı ettiler. Birileri de Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Her şey ortada" dedi.

Gerçi daha sonraki konuşmalarında "Türkiye'nin tapusu" olduğunu da söyledi ama muhafazakâr camianın zihninde bir Lozan çarpıtması her zaman var.

Bildim bileli, bu camiada yetişen pek çok kişi, Erdoğan'ın muhtarlara söylediği; "1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'te Lozan'a bizi razı ettiler" söylemini tekrarlayıp duruyor.

Bu görüşün temelinde, "Mustafa Kemal, Misak-ı Millî sınırlarına bilerek ve isteyerek ulaşmadı" anlayışı yatıyor.

Bakın mesela, Beştepe'de muhtarlara yapılan o konuşmanın devamında Erdoğan ne diyor; "İşte şu an Ege'yi görüyorsunuz değil mi? Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Zafer bu mu?"

Hâlbuki adalar meselesi ta 1912 Uşi Antlaşmasına kadar gidiyor. Adaları İtalyanlara bırakmak zorunda kalan Türkiye, ama bu, Lozan Antlaşması'yla olmadı.

Bir de konun tuhaf olan yanı nedir biliyor musunuz? Bunu söyleyen iktidar sahiplerinin kendi döneminde, Ege'de 18-20 ada ya da adacığın, Yunanlılar tarafından işgal edilmesidir. Hem de bütün uyarılarımıza rağmen.

AKP iktidarları döneminde Ege'de 18-20 ada ya da adacığın Yunanlılar tarafından işgaline sessiz kalındığı kesin, lakin Lozan'da kimseye ada verilmediği, sadece önceden yapılan anlaşmalara uyulduğu gerçek.

Dolayısı ile "Lozan hezimettir" diyenler, önce kendi başarısını ve kahramanlıklarını bize göstermelidir. Ve Lozan'la ilgili saçmalamaktan vaz geçmelidir.

Öyle ki YouTube'da birçok kişi, Lozan Antlaşması'nın yüzüncü yılında gizli belgelerin ortaya çıkacağını, Kerkük'ün Türkiye'ye verileceğini, Suriye'de topraklarımızın genişleyeceğini, şimdiye kadar biriken petrol gelirlerinden pay alacağımızı masal gibi anlatıyor.

24 Temmuz 1923'te imzaladığımız Lozan Barış Anlaşması'nın yüzüncü yılına çok kalmadı. Lakin ne olur ne olmaz, bakarsın iktidar gider, gelenler böyle bir şey olmadığını söyler. Bu sefer, masalcı gürûh "sakladılar" demeye başlar. İşte bu sebeple, iktidardakilere çağrımdır: Lütfen şu gizli belgelerin belgesini herkese gösterin ve açıklayın.

İktidardan gitmeden, tarihe ve topluma bir iyilik yapın.

Bir de Misak-ı Millî meselesi var. Aynı koro yıllardır. "Atatürk, Misak-ı Millî'ye bilerek ulaşmadı" diyor. Böylelerine laf anlatmak da mümkün değil. Öyle ise şöyle diyelim: Siz ulaştınız da Atatürk kalkıp mani mi oldu?

Casus olduğunu söylediği ve bu sebeple hapiste tuttuğu Rahip Brunson'u Trump karşısında dayanamayıp Amerika'ya vermek zorunda kalan iktidar sahiplerinin Atatürk'e laf söylemeye kalkması ne tuhaf. Suriye'nin kuzeyinde iki kilometre daha ilerleyemiyorsunuz ama Atatürk'"Kerkük'ü alamadı, Misak-ı Millî'yi elde edemedi" diyorsunuz.

Elinizden tutan mı var? Gidin alın.

Atatürk yapacağını yaptı. Koskoca bir Türkiye bıraktı. Eksik var, diyorsanız gidin gerisini de siz yapın. Niye hepsini Atatürk yapmak zorunda?

Hazır yiyesiniz diye mi?

İktidardan gitmeden önce size bir gazeteci ve yurttaş olarak soruyorum: İskilipli Atıf'la ilgili belgelerinizi ortaya koyacak mısınız? İddia edilen Lozan'ın gizli belgelerini de gösterecek misiniz?

Ahmet GÜRSOY