Dünyada ABD merkezli garip olaylar yaşanıyor. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 100 yaşındaki eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın Çin ziyaretiyle ilgili “Sivil bir vatandaşın, Çin Savunma Bakanı ile görüşebilmesi ve ABD'nin sahip olmadığı iletişime sahip olması talihsizlik.” yorumunu yaptı.

Çin Savunma Bakanı Li Şangfu'nun, Amerikalı mevkidaşı Lloyd Austin ile görüşmezken Kissinger ile bir araya gelmesine ilişkin Kirby“Bu çözüme kavuşturmak istediğimiz bir konu. Bu nedenle askerî iletişim hatlarını tekrar açmaya çalışıyoruz. Çünkü bu iletişim olmadığında ve şu anki gibi tansiyonun ve yanlış hesaplamaların yüksek olduğu bir dönemde riskler de artıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kissinger, Çin Savunma Bakanı Li'nin yanı sıra Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Çin Komünist Partisi Merkezi Dış İlişkiler Komisyonu Ofisi Direktörü Vang Yi ile görüşmüştü.

***

Çin Savunma Bakanı’nın ABD Savunma Bakanı ile görüşmemesi, ABD’nin Papua Yeni Gine’de kurduğu yeni askerî üslerle ilgili olsa gerek!

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Papua Yeni Gine ve ABD arasında Mayıs ayında imzalanan savunma anlaşmasıyla ABD'nin, bu ülkede 15 yıllığına, aralarında deniz üssünün de bulunduğu 6 yere erişim iznine sahip olacağı ortaya çıktı.

Nikkei Asia'nın ulaştığı, mayıs ayında imzalanan savunma anlaşması metnine göre, “ABD, Papua Yeni Gine’nin kuzeyindeki Lombrum Deniz Üssü ve Momote Havaalanı'nın yanı sıra başkent Port Moresby ve Morobe eyaletinin başkenti Lae'deki liman ve havaalanlarını da kullanacak.”

Lombrum Deniz Üssü'nün bulunduğu Manus Adası, Pasifik Okyanusu'nda stratejik bir bölge olarak biliniyor.

‘Millî Mücadele’nin Dinci Muhalifleri’ ‘Millî Mücadele’nin Dinci Muhalifleri’

ABD Savunma Bakanlığı da Savunma Bakanı Lloyd Austin'in temmuz ayında Papua Yeni Gine ve Avustralya'yı ziyaret edeceğini açıklamıştı. Bakanlık, Papua Yeni Gine ile Mayıs ayında imzalanan savunma anlaşmasına atıfta bulunarak, Austin'in anlaşmayı hayata geçirmek için “sonraki adımları görüşeceğini” vurgulamıştı.

ABD, Papua Yeni Gine’ye askerî üsler kurarak, Avustralya’nın kuzeyinden ve Endonezya ile aynı paralelden Çin’i kuşatmış oluyor...

***

“ABD’nin Papua Yeni Gine’ye askerî üs kurup Çin’i kuşatmasından bize ne!” diye düşünenler olabilir... Öyle ye ABD, Türkiye’yi Trakya, Ege, Akdeniz, Suriye ve Irak’tan askerî üslerle kuşatmış durumdadır ve İncirlik her ne kadar Türk üssü sayılsa da ABD’nin kullanımındadır... Üstelik Türkiye’nin dış politikası da her ne kadar “millî ve yerli politika uygulanıyor” denilse de ABD yörüngesindedir!

Türkiye’nin bu baskıdan kurtulması, iç siyasetle de mümkün değildir çünkü siyasi partiler, NATO sürecinin başından beri çeşitli yollarla kontrol edilmektedir. İktidar, ülke ekonomisini de ABD ve İngiltere vatandaşı olan kişilere teslim etti! Muhalefet kazansaydı, onlar da aynısını yapacaklardı... İngiliz sermayesinden 300 milyar dolarlık yatırım gelecekti ya...

Şimdi “Körfez sermayesi gelecek” deniliyor... Körfez sermayesi, ABD ve İngiltere’nin izni dışında kimseye bir cent bile vermez! 57’nci hükümet döneminde Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu’nun Bahreyn gezisine katılmıştım... Bahreyn tarafı, resmî görüşmede İngilizce konuşunca, Mirzaoğlu, “Neden kendi dillerimizle konuşmuyoruz?” deyince Bahreyn heyetinde bir İngiliz gözlemci bulunduğu ortaya çıkmıştı!

***

Papua Yeni Gine’de Amerikan üsleri, Kissinger’ın Çin ziyareti, dünyanın o bölgeden de karışacağının bir göstergesi... Tabii Ukrayna krizi ile birlikte düşünmek gerek...

Merhum İsmet İnönü’nün dediği gibi “Yeni bir dünya kurulur”sa ancak bu durumda “Türkiye de o dünyada yerini alır...”

Yoksa memleketin her köşesi ekonomik işgal altındadır ve nüfus nakli yoluyla da istila edilmektedir...

Editör: Kerim Öztürk