Önce Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Disiplin Kanunu 6143’ün ilgili maddeleriyle başlayalım:

Madde 37 Yapılacak Tahkikat Usulü

(5) Disiplin kuruluna sevk edilen personel; tahkikatın gizliliğini, üçüncü şahıs ve makamların özel bilgileri ile şeref, haysiyet ve güvenliğini, gizli ve özel nitelikteki bilgileri korumaya yönelik olanların dışındaki soruşturma evrakının tamamını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak savunma yapma hakkına sahiptir.

Madde 40 Savunma hakkı

(1) Bu Kanunun 13’üncü maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen istisna haricinde disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.

(2) İsnat olunan hususlar ile savunma için verilen süre açıkça ve yazılı olarak ilgiliye bildirilir. Üç iş gününden az ve on iş gününden fazla olmamak üzere verilecek süre içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Savunması istenen kişinin talebi halinde, toplamda on iş gününü geçmeyecek şekilde savunma için ilave süre verilebilir.

Çin aşkı gözünüzü kör etmiş… Nasıl aydınlık görüyorsunuz ki? Çin aşkı gözünüzü kör etmiş… Nasıl aydınlık görüyorsunuz ki?

Neden TSK 6143 Sayılı Kanun’la başladım?

Anlatayım:

Teğmenler: Dosyayı görmedik savunma hakkımız kısıtlandı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinde tüm teğmenlere göğüslerine takması için bir Atatürk fotoğrafı ve rozeti verildi. Bir teğmenin bu rozeti takmadığı, fotoğrafı da buruşturup attığı öne sürüldü. Bunu gören diğer teğmenler tepki gösterince, Atatürk fotoğrafını buruşturup atan teğmen, “Ben Atatürk’ün askeri yönünü beğeniyorum ancak cumhuriyet sonrası yaptıklarına katılmıyorum” ifadelerini kullandı. Bu sözler sonrası olaya tepki gösteren askerlerle, Atatürk fotoğrafını yırtan teğmen ve arkadaşları arasında arbede çıktı.

Bu arbedenin ardından “tarikat bağlantılı” olduğu ve Harbiye’de de benzer davranışlar sergilediği iddia edilen teğmenin kaldığı odanın kapısına diğer askerler Atatürk posteri astı. Aynı teğmen bu posteri de yırttı. Bunun ardından Atatürk’e bu saygısızlığı yapan teğmene tepki gösteren askerlerle, Atatürk fotoğrafını yırtan asker ve ona destek veren diğer askerler arasında yeniden bir arbede yaşandı.

Bunun üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından; gerekli inceleme/araştırmanın tamamlanmasını müteakip en doğru ve objektif karar verilecek ve Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi kamuoyu ile paylaşılacaktır” denildi.

Geçen hafta (23 Aralık 2023) bu köşede “Üç teğmenin avukatlarına soruşturma dosyası verilmedi” başlıklı yazımda bahsettim:

“Bu arada dün üç teğmene ‘savunma konusunda son gün bugün (dün)’ diye bir emir gittiğini öğrendim. Ancak... Teğmenlerin avukatlarının ‘savunmaya dayanak için soruşturma dosyasını istedikleri ama alamadıklarını’ bunun için de karşı bir dilekçe verdikleri bilgisine ulaştım. Dilekçede, ‘Talep edilen belgeler verilmediği için savunma yapmamız mümkün değil. Bu anayasal hakların kısıtlanmasıdır’ denildi. Avukatlara göre; dosya, ocak ayının ilk haftasında yapılacak Yüksek Disiplin Kurulu’na yetiştirilmek isteniyor ve alelacele teğmenlerin savunmaları isteniyor.”

Peki üç teğmen Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na sundukları dilekçede ne dedi?

Okuyalım:

“Şahsıma yapılan hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Tarafıma 15 Aralık 2023 tarihinde savunma istem yazısı tebliğ edilmiş, 8 günlük süre verilmiş ve bu sürenin hafta sonu dolacak olmasına rağmen daha önce savunmaya dayanak belgelerin verilmesi hususu avukatlarımız tarafından yazılı olarak komutanlığımıza iletilmesine ve talepte bulunulmasına rağmen şu aşamaya kadar bahse konu belgeler ne avukatlarımıza, ne de bize verilmiştir. Bu nedenle, savunmaya dayanak belgeler talebimize rağmen verilmediği için bu aşamada savunma yapmamız mümkün değildir. Bilindiği üzere savunmaya dayanak olan belgeler tebliğ edilmeden savunma süresinin uzatılmaması hem 6413 Sayılı Kanunu’nun 40’ıncı maddesine aykırı hem de Anayasal savunma hakkının kısıtlanması mahiyetindedir. Bu itibarla savunmaya dayanak belgeler bana ve avukatlarıma verilmediği için bu durumda ancak avukatlarımla birlikte Yüksek Disiplin Kurulu’nda sözlü ve yazılı savunma yapacağım.”

Bahçeli’nin verdiği bilgi önemli

Bu arada şu bilgiye de ulaştım: Teğmenlerin avukatları, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığı’na da 20 Aralık’ta “soruşturma dosyasına ulaşmak” için dilekçe yazdı ancak verilen cevapta adres Milli Savunma Bakanlığı gösterildi ve başvurunun bakanlığa yapılması istendi.

Sonuçta; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin salı günü grup toplantısında yaptığı konuşmada “Tuzla Piyade Okulu’nda yaşananlarla ilgili verdiği şu bilgi önemli:

“Milli Savunma Bakanımızın, Türk Silahlı Kuvvetleri komuta heyetinin, kahraman asker ve polislerimizin sonuna kadar arkasındayız. Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım günü yakasına Atatürk fotoğrafı takmayan şahısla ilgili gereği yapılmış, gösterilen tepkiler de bizim nezdimizde haklı bulunmuştur. Milli Savunma Bakanımız konunun takip edildiğini ve gereğinin yapılacağını açıklamıştır.”

Sonuç olarak; Yüksek Disiplin Kurulu toplantısından çıkacak sonucu herkes merakla bekliyor.

Aytunç ERKİN

Editör: Kerim Öztürk