Bir şehrimizin genel merkez ya da genel başkan kontenjanı ile seçilmiş bir milletvekili ve o ilin il başkanının yaşanmış bir hikayesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Söz konusu milletvekili ilinin il başkanını arar hava alanından kendisinin alınmasını talep eder. İl başkanı hava alanı başka bir ilde olduğu için kış şartları bir aksilik olmasın diye bizzat kendisi aracına biner dağ tepe demeden karlı dağları aşar hava alanında milletvekilini karşılar.

Yol boyu sohbet edilir milletvekili arka koltukta il başkanı özel şoförü gibi aracı kullanıyor. Zorlu yollar aşılır o ilin çok zor dönüş yollarından ilin önce bir ilçesine uğranır programa katılır. İkinci ilçede ziyaret edilerek üçüncü ilçeye gelinir. Program başlar. Bu arada karşılamaya gelenlere il başkanı da katılır.

Milletvekili herkesle tokalaşır il başkanı ile de tokalaşır elini sıkar. Zira milletvekili il başkanını tanımıyor!

O yolculuk esnasında demek yüzüne de bakmamış. İl başkanı şok olur! Aradan biraz zaman geçer program biter. Milletvekili seslenir “beni getiren şoför nerede hazırlansın gidelim.”

İl başkanının başından kaynar su dökülür. Orayı milletvekilini bırakarak terk eder. Milletvekili hala uyanmamıştır. İl başkanı telefonu kapatır ya da telefona bakmaz.

Mesele orada hemen anlaşılır. Şok sırası milletvekilindedir ama iş işten geçmiştir. Şimdi o milletvekili hayatta il başkanı rahmetli olmuştur.

Yani siyasi hayatımızın çarpıklığını anlatan bu olay gerçekten hüzün verici ibretlik bir olaydır.

Siyaseti tepeden gücü ile dizayn edenlerin suratına çarpan demokrasi şamarıdır.

Siyasette kerameti kendinden menkul güç merkezlerinin insanların irade ve tercihlerini yok kabul edip başkan, milletvekili belirleme hakkını kendinde görenlerin ülkeyi getirdikleri nokta gerçekten utanç vericidir.

Partilerin çilesini çeken taban ve taban iradesi hep yok kabul edilmiş dayatılanı seçtirmek için sadece sandıkta kendilerini seçtirmek için hatırlanmıştır!

Sahi o ilin parti üyelerinin ve oy verenlerin aklı, kendi seçeceği adayı belirlemeye yetmez mi?

İl başkanı rahmetli oldu. İmtiyazlı nüfuzlu milletvekili yaşıyor ama milletvekili onu dayatan iradede musallaya gelecek!

Ölüm var ahiret var hesap var!

Mezarlıklar nice makamı, serveti, şöhreti, güzelliği konumunu ölümsüz zanneden meftalarla doludur.

Bütün taklacı, yalaka, üç kuruşluk koltuk için beş kuruşluk takla atan el etek öptürerek imtiyazlıları seçtirenlere duyurulur.

Sabri ŞENEL - 13.08.2022 / Ümraniye-İstanbul