KIZILÇULLU “Sene 1891. İzmir Buca'nın Kızılçullu bölgesinde bir okul kuruluyor. Amerikan Koleji. Misyonerlik faaliyetleri ile bilinen bu okul ilerleyen yıllarda bir mezun verecek. Kim midir? Adnan Menderes! Fakat Cumhuriyet ilan ediliyor. Atatürk bu… Durmuyor.

Kolej binası satın alınıyor, kapatılıyor. Ve sanki emperyalizme nispet yaparmışçasına bu bina Köy Enstitüsü oluyor. İşte karşınızda Kızılçullu Köy Enstitüsü… Atatürk devrimlerinin etkisini Ege bölgesine bir ışık gibi yayıyor. Ta ki Menderes gelene kadar…

Daha sonra Köy Enstitülerini kapatacak olan Menderes, zaman kaybetmeden vefalı(!) bir mezun olduğunu kanıtlıyor. Binayı NATO'ya yani Amerikalılara geri veriyor. Öğrenciler dört bir tarafa dağıtılıyor. Bu da yetmiyor…

Kızılçullu isminin komünizmi çağrıştırdığı gerekçesiyle ve Amerikalı abileri rahatsız olmasın diye bölgenin adını Şirinyer olarak değiştiriyor.!

O gün bugündür Şirinyer'deki NATO Karargahının önünden ne zaman geçsem Amerikan Koleji mezunu Menderes'in sadakatini hatırlarım.” Ahmet Özgür Türen

*

1940-1954 yılları arasında Türk Milli Eğitim sistemine adeta devrim yaşatan Köy Enstitüleri’nin önemini sıklıkla sütunlarımıza konu ediyoruz.
Türkiye’ye ve Türkiye’nin o dönemki şartlarına en uygun eğitim sistemi olan Köy Enstitüleri, bilindik tanımlama ile tam da “yerli ve milli” bir kurumdu.
17 Nisan 1940 tarih ve 3803 sayılı “Köy Enstitüleri Kanunu” ile okullar faaliyetlerine başlayan okullardan 21 tane açıldı. 1954 yılına kadar, beş yıl boyunca eğitim veren Köy Enstitüleri’nde kız ve erkek öğrenciler karma eğitim yapmaktaydı.
İzmir’de de bu okulların en başarılı örneklerinden biri vardı. Kızılçullu Köy Enstitüsü, bugünkü Şirinyer’de NATO karargâhı yerleşkesinde bulunan muhteşem bir binada eğitim veriyordu.

// MENDERES MEZUN OLDU

1913 yılında Amerikan Koleji olarak hizmet vermeye başlayan ve eski Başbakanlardan Adnan Menderes’in de eğitim gördüğü bina, 1937 yılında 62 bin 500 TL bedel ile devlet tarafından “eğitim amaçlı kullanılmak üzere” satın alınmıştı. Ana binanın yanında; tiyatro ve spor binası ile lojmanların da olduğu on kadar irili ufaklı binanın bulunduğu yerleşkede, 1940 yılından itibaren Kızılçullu Köy Enstitüsü eğitim vermeye başladı. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel de okulu sıklıkla ziyaret etmişlerdi.
Uzatmayalım.
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti ve Başbakan Adnan Menderes, 1954 yılında “Komünist çocuklar yetiştiriyor” yalanıyla Köy Enstitüleri’nin kapısına kilit vurdu.
1952 yılında Kore’de verdiği yüzlerce şehidin karşılığında NATO’ya üye olan Türkiye, İzmir Kızılçullu Köy Enstitüsü binasını da NATO’ya tahsis etmişti.
Bu binayı hayatımda bir kez görme şansı elde etmiş ancak içine girememiştim. Sanıyorum 2003 yılıydı. İzmir’deki NATO Karargâhı’ndaki Türk Orgeneral’in görev devir teslim törenini izlerken, binanın ve önündeki saat kulesinin güzelliği adeta büyülemişti beni.
O yıllarda 1. Kordon’daki Orduevi binası NATO karargâhı, Şirinyer’deki yerleşke ise Müşterek Kuvvetler Komutanlık Merkezi olarak işlev yükleniyordu. Kordon’daki bina Orduevi olunca tüm birimler Şirinyer’e taşındı.

İngiliz işgalindeki İstanbul’da üstü kapatılan suikast! İngiliz işgalindeki İstanbul’da üstü kapatılan suikast!

// MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ

Cumhuriyet tarihimiz için çok önemli hatırası olan bu binanın, NATO karargâhı olmasını elbette tesadüf ile açıklamıyorum.
Ancak T.C. devletinin en azından bu binanın hatırasına sahip çıkmasını ve müze olarak kullanılmasını sağlamasını beklemek hakkımız olsa gerek. Bir Aydınlanma Devrimi olan Cumhuriyet’in en özgün eğitim projesi olan Köy Enstitüleri, bugün adeta kayıp kuşaklar yetiştiren eğitim sistemimizin en başarılı rol modeliydi.
Hâlâ en çok okunan yazarlarımızın, edebiyatçılarımızın, sanatçılarımızın, düşünürlerimizin Köy Enstitüsü mezunu olması tesadüf değil. Bu büyük eğitim hamlesini kendi ellerimizle yok etmeseydik, acaba bugün nasıl bir Anadolu ile karşı karşıya olurduk?
Hepimizi düşündürmesi gereken bir soru çengeli bu…
İşte bu nedenle Kızılçullu Köy Enstitüsü binası, “eğitim amacıyla” devlet tarafından satın alındıysa, askeri kışla olarak değil, amacına uygun olarak kullanılmalı.
Binanın “Köy Enstitüleri Müzesi” olması için hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı harekete geçmeli. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer ve yerel yönetimler de bu sürece katkı sağlamalı.

Serkan AKSÜYEK

Editör: Kerim Öztürk