Osmanlı’nın son asrı ve TC Kurtuluş Savaşı sürecinde ABD, İngiliz vb. mandacılığı savunan din anlayışı FETÖ vb. casus yapıları, ABD’nin yeni projesi BOP gereği “Osmanlıcılık ve Siyasal İslamcılığı” üretti.

Bugün Türkiye, ABD, BOP siyonizm eliyle dayatılan Atatürk’ten, Türk’ten vazgeçin “Küreselleşmenin şehir devletleri planına uyun” bu sahifeyi ve bizi okuyan arkadaşlara soruyorum.

Atatürk’ten, Türk’ten üniter devletten Türkçe'den vazgeçecek miyiz?

Cumhuriyeti kuran kadronun içinde Yunan’a, İngiliz’e karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte savaşan, 1915 Rus işgalinde 15 yaşında Moskofa’ya karşı Harşit savunmasına katılan ve kahramanca direnen, Kurtuluş savaşının alt yapısını Doğu Karadeniz’de veren daha sonra Sakarya Meydan Muhaberesinde Atatürk’le aynı cephede Sakarya Zaferi destanının yazılmasına Gazi unvanı ile katkı yapan, arkadaşları kucağında aynı mevzide şarapnel parçası ile yaralanıp o haliyle şarapnel parçası vücudunda kabre koyduğumuz gazi dedemin emanetçisi olarak soruyorum;

“Günün mandacı uydurulmuş dincileri Yunan ordusuna “Halife’mizin ordusu” diyen, İngilizler adına bildiri dağıtıp Atatürk ve Gazi dedem gibi o savaşı verenlerin katline fetva veren, İngiliz casuslarının FETÖ gibi birçok cemaat, tarikat mensubundan ne farkı var?”

Ağzınızdaki baklayı evirip çevirip TC kuruluş değerleri ile oynayanların beyanları ABD BOP senaristleri ve figüranları aynıdır.

İşte hain alçak plan şudur;

“-ABD’li Profesör Noam Chomsky 1983’te yayımlanan “Kader Üçgeni” adlı kitabında; “Ortadoğu’da ulusalcılık ve ulusal kimlik yok edilmeli, bunun için de Ortadoğu Osmanlılaştırılmalıdır. Böylece bölgede Batı çıkarlarına karşı çıkacak ulusal güç ve direnç kalmayacak, sistemlerin çarkları rahatlıkla işleyecektir. ABD için en tehlikeli düşman ve tehdit, bağımsızlık tehdididir.”

-CIA Ortadoğu Direktörü Graham Fuller, 1990’da şunları söyler: “Kemalizm bitti. Dünyadaki bütün liderler gibi o da sonsuza dek yaşayacak bir ürün veremedi. Oysa İncil ve Kur’an hala veriyor. Bu nedenle, kendisine entelektüel güven duyan Türkiye, İslam’ın günlük yaşamdaki yerini almasını yeniden düşünmelidir.”

-ABD Dışişleri eski Bakanı Kissinger 2014 yılında; “1919-1920 yıllarında yapılan ittifaklarla kurulan ulusal sınırlar bir bütün olarak yıkılmalıdır” dedi.

Ne tesadüf değil mi?..” (Dr. Naim Barburoğlu)

Buradan açık ve net ifade ediyorum. Gazi dedemin Atatürk’ün ve TC kuruluş değerlerinin rövanşını vermeyeceğiz.

Bize hangi bedeli ödetirse ödetsin ölümden öte köy yoktur. Kimi devşirip beslerse beslesinler kimi casus yaparsa yapsınlar sonuç fark etmez.

Gazi Şükrü Şenel artık torunu Sabri Şenel ve torunlarımızdır.

Dünya dünyaya vursa, Türk’ün varlık ve beka davasından vazgeçmeyeceğiz.

Dün İngiliz bugün ABD, BOP, Mossad mutfaklarında pişen aştan ne Türk’e ne İslam’a hiç bir fayda gelmez. Ancak figüran kukla olunur.

Senaryosunu Türk’ün yazmadığı hiç bir projenin figüranı olmayacağız.

Parolamız Kurtuluş savaşının parolasıdır.

“Ya istiklal ya ölüm”

Bir defa kalkan bayrak asla yere inmez. Her türlü etnik dinci, komünist, liboş, emperyalist bölücülüğe etten kemikten geçilmez kaleler olup hiç bir dayatmaya geçit vermeyeceğiz. Türk milletinin yüz milyonlarca evladının kalbi Türkiye’dedir.

Yeni bir milliyetçilik yaklaşımı arayanlara! Yeni bir milliyetçilik yaklaşımı arayanlara!

Bu karşılıksız sevda burada bitmez.

SABRİ ŞENEL – 3.07.2023 / İstanbul

Editör: Kerim Öztürk