Bol bol yalanla iftira ile milli direncimizin kaynağı İstiklal Harbi’ne, emperyalizme karşı efsane kurtuluş savaşı kadrosuna, Atatürk’e ve Milli Mücadelenin ruhuna saldırıyorlar.

Maksatları yeni işgal girişimlerinde o ölümsüz milli direnç ruhunu öldürmek, Türk milletini teslim almak, Türk’e ve devletine diz çöktürmektir.

Osmanlı’nın son döneminde tarikat, cemaat, hilafet ve yöneticileriyle teslim olanlar gibi bugün direnç gösterilmesini istiyorlar.

Türk milleti yeni işgale direnç göstermesin operasyonu peşindedirler.

Osmanlı’yı bu mandacı yapıyla teslim alanlar fetö gibi yeni mandacı beşinci kolları devreye sokanlar farklı versiyonu dini kullanan tarikat ve cemaatlerle yine din kullanılıyor.

18 Ekim 1912’de İsviçre’nin Lozan şehrindeki Ouchy (Uşi) kasabasında İtalyanlar ile imzalanan antlaşma ile Ege Adaları İtalyanların kontrolüne verilmiştir.

Osmanlı Türkiye’nin iki katı yüz ölçümünde toprak kaybetmiş, ülkedeki işgal belli onun hesabını padişahlardan sorması gerekenler Sevr’le parçalanmış bir ülke TC kuran kadrosu mu yapmış?

Yunanlılar Aydın ve Muğla’ya bağlı adaları 20 yıldır işgal ediyor. Adalarımızda Ege’de haklarımızı koruması gerekenler Atatürk ve silah arkadaşlarını günah keçisi ilan ettiler. İnsaf.

Atatürk dağıtılmış orduya donanma yok uçak yok asker terhis olmuş imkansızlık ve yokluktan bu başarı sağlanmıştır.

Atatürk hasta yatağında Hatay’ı vatan topraklarına katmış ve “Ömrüm yeter Allah nasip ederse Ege Adalarını, Batı Trakya’yı, Kerkük-Musul’u, Kıbrıs’ı vatan topraklarına katacağım” diyerek vasiyet etmiştir.

Ord. Prof. Fuat Köprülü, Tarihçi Murat Bardakçı, Ord. Prof. Dr. Halil İnalcık, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’da aynı tesbitleri yapıyor.

O gün mandacılığı savunanlar bugün Lozan düşmanı! Sevr’e bir çift söz söyleyemeyenler atıp tutuyor nasıl vefasızlık?

O koltuklarda bugün padişahın torunu Ertuğrul oturacaktı.

Hem Cumhuriyet sayesinde o koltuklarda otur imkan ve nimetlerinden tepe tepe faydalan hem de Cumhuriyet düşmanlığı yap. Ayıptır, yazıktır, günahtır yahu?

1683 Viyana seferi başarısızlığı ile başlayan Sakarya savaşına kadar devam eden geri çekilme sürecinde milyonlarca km kare toprak kaybettik.

Sakarya meydan savaşı yeniden milli dirilişin toprak kazanmanın emperyalizmi yenmenin yeni milli dirençlerin miladıdır.

İşte bu ölümsüz milli direnç ruhuna kuyruk acısı ile saldıranlar dün İngiliz bugün BOPçulardır.

İşte o zor şartlarda toprakları ancak o kadar kurtarabildiler. Bugün ellerinden tutan mı var?

Lozan’ın gizli maddeleri gibi bir sürü ipe sapa gelmeyen yalan iftira atmak utanç vericidir.

Özetlersek Sevr ve Mondros ile ülke işgal edilmiş, ülkenin yarıya yakını İstanbul 4 yılı aşkın işgal altında kalmıştır.

Padişah Halife işgalcilerin kuklası olmuş, İngiltere’nin çok istediği Halifelik bugün ABD, BOP projesine dönüşmüş istihbarat servisleri ve etki ajanları “yeni Osmanlıcılık” projeleri geliştirmiş figüranlarıyla Müslümanlığımıza sınır tayin etme Haçlı siyonist işgalcileri ve kuyruk acılılarına kalmıştır.

Birçok tarikat, cemaat fetö gibi casus üssü olmuş ülkenin umudu bitmiş tükenmişti.

Okuma yazma oranı yüzde üçü geçmeyen kadınlarda ise daha düşük orandadır

Türklerde çok daha düşük okuma yazma oranıyla zaten Türk milleti cahil bırakılmış, mezar taşını bile okuyamaz hale düşürülmüş, mezarına taş yapmak nerede çöllerde mezar yerleri bile kaybolmuştur.

Osmanlı’nın Kürtleştirdiği  Türkler! Osmanlı’nın Kürtleştirdiği Türkler!

Türkler can kan veriyor işte o şartlarda Atatürk ve İstiklal Harbi kadrosu sahneye çıkıyor.

O savaşta gazi dedemde var. Önce Rus işgalinde esir düşüyor sonra Karadeniz’in Çanakkale’si Harşit savunmasına katılıyor. Erzurum’da yıllarca ahır samanlık gibi kamplarda kalıyor. Kurtuluş savaşına iştirak ediyor.

İşte bu kadroya Vahdettin ve Şeyhülislam Dürrizade, İngiliz ve Yunan’a direndiği için katledilmelerine fetva veriyor.

Yani vatan kurtaran dedelerimize Yunan Ordusuna, Halife’nin ordusu direnmeyin diye fetva yayınlayanlara karşı susan, ezanları dinen, bayrakları kaldırtan o kahraman kadrodur.

Elbette hatalar olmuştur. Demokrasi kültürü sıfır seviyesinde padişah mı, Atatürk mü seçimi yapılsa, toplumun padişahı seçebileceği durumdadır.

Padişahın ahaliye kullarım dediği bir düzenden çıkıp efsane kurtuluş savaşı ile dünyanın önünde eğildiği Allah’ın Türk milletine lütfu Atatürk sayesinde Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.

Halifelik İmamı Azam’ı, Ehli Beyti katleden Emevi, Abbasi geleneğidir.

Biz işte o Halifelerin değil, Kur’an, sünnet yolundayız.

Dün İngiliz bugün ABD kuklası senaryolar ile bu halifelik projeleri ile ülke karanlığa gömülür.

Laikliği ilk uygulayan Türklerdir. Selçuklu Sultanı Tuğrul bey, sultanlığı kendinde Halifeliği din adamlarına bırakarak Fransız ihtilaline ve Atatürk’e model olmuştur.

Atatürk laikliği inanç hürriyeti olarak getirmiş, dini cehaletten dolayı fetö vb. o günün tarikat cemaat yapıları yüzünden kantarın topuzunun ayarı kaçmıştır.

Elbette hatalar olmuştur ama bu büyük Türk İnkılabını yapan Erzurum, Sivas kongrelerini yaparak ülkeyi işgalden kurtaran Atatürk ve ceddimizden Allah razı olsun.

Sabri Şenel – 25.07.2023 / Ümraniye/İstanbul

Editör: Kerim Öztürk