Kılıçdaroğlu'nun "Türk kelimesinden tüyleri diken diken oluyormuş". Hadsizin birisi böyle buyurmuş. Hadi oradan yalancı, iftiracı. 

Vallahi ne desem; belki de Türklüğünden hiç şüphe duyulmayacak bir insandır Kılıçdaroğlu. Zira kendisi alevidir ve alevilik Türk soyundan gelenlere mahsus bir kültürdür. 

Hangi özgüvenle, hangi ara kendinize has tarzınız ile siyasal İslamcılığa entegre ettiğiniz "Türk milliyetçiliği ideolojisi"ni ayakları altına boylu boyunca yatırıp üzerinde tepindirdiğiniz "Bana Türklükle gelmeyin" diyen muhteremden müsade alıp Kılıçdaroğlu'nun ne yapıp yapmadığını, ne olup olmadığını takip eder oldunuz. 

Kılıçdaroğlu'nun İstanbul Türk Ocakları ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın ortaklaşa düzenledikleri sempozyumun ruhuna uygun olarak Hz. Peygamber ve onun hadislerine, Kuran-ı Kerim ve ayetlerine, Türk ve İslam dünyasından tanınmış insanların sözlerine atıf yaptığı, zevkle dinlediğim hatta feyz aldığım konuşmasını; siyasi saiklerle amacı dışına taşıyarak, İstanbul Türk Ocakları, onun başkanı, yönetim kurulunu ve Kılıçdaroğlu'nu linçe tabi tutmaya vesile yapmak; tek kelime ile "Türk milliyetçiliği" üzerinde kendilerini tek tasarruf sahibi sananlarının, aksine kontrolü kaybetmiş olmalarının hayal kırıklığından mütevelli oluşan panik halinin tezahürü olarak görmek mümkündür.

turk-ocaklari-istanbul-subesi-baskani-bayram-tarafima-iletilmis-herhangi-bir-karar-yok_1783_dhaphoto5

Dolaysıyla,
Sayın Kılıçdaroğlu...

birileri karşısında bu kadar Türk, bu kadar Müslüman ve bu kadar ahlaklı ve "Seyyit" olmana rağmen; bu niteliklerinle kıyaslandıklarında kendilerinden hiç emin olamadıklarımız bile sana ithamlarla iftira atıp, lince tabi tutmaya cüret etmek gibi yüzsüzlük ve arsızlığa tenezzül edebiliyorlarsa; onlara vereceğin en güzel cevap, aday olmayarak  kazanamama riskini ortadan kaldıracak bir adayı belirlemenizdir. Şu anki konjonktürde sokak Mansur Yavaş diyor, haberiniz olsun.

Mehmet SORAL