Dünyanın her yerinden kardinallerin bir araya geldiği toplantıda konuşan Papa Francis"Gürültüyle değil, elinde çiçeklerle gelen zarif iblis tarafından kuşatılmış durumdayız. Şeytanı lanetlemek yetmez. Onu dönüştürmeyi tercih ederek yanıt vermeliyiz." dedi.

Sahi, "zarif iblis", elinde çiçeklerle gelerek Vatikan'a bağlı bütün kardinalleri kuşatmışsa, onu kim nasıl dönüştürecek, neye dönüştürecek?

***

Kobani kararları sonrasında Meclis’te ortalık karıştı Kobani kararları sonrasında Meclis’te ortalık karıştı

Elinde çiçek taşıdığına göre bu gelen iblis, insan kılığındadır ve kardinalleri baştan çıkarmaktadır!

Anadolu Ajansı'nın 28 Şubat 2019 tarihli, Muhammet İkbal Arslan imzalı haberine göre Birleşmiş Milletler, Katolik Kilisesi'ndeki yaygın cinsel taciz ve çocuk istismarı vakaları hakkında 2014'te rapor yayınladı. Raporda Vatikan, kendisine bağlı kiliselerin bulunduğu çok sayıda ülkede papazlar hakkındaki cinsel taciz iddialarının üstünü örterek, on binlerce çocuğun istismara uğramasına göz yummakla suçlandı.

Katolik Kilisesi içinde Papa'dan sonra en önemli mevki olan kardinallik makamından olan Kardinal George Pell, 13 yaşlarındaki iki çocuğa tecavüzden mahkûm edildi ve görevden alındı, eski Washington Başpiskoposu Theodore McCarrick de papazlıktan men edildi.

ABD Katolik Başpiskoposlar Konferansına bağlı John Jay College tarafından 2004'te yapılan araştırmaya göre, 1950-2002 arasında 4 binden fazla Katolik rahip, 10 bin 667 çocuğa cinsel istismarda bulunmakla suçlandı.

***

Çocuklar iblis olmadığına göre, iblis, onları istismar eden sözde din adamları olsa gerek! Bu sapıklık, ne yazık ki, Türkiye'deki bazı dini örgütlerde de yaygındır. TBMM'de, 2016 yılında çocuklara yönelik istismar olayları için bir araştırma komisyonu kuruldu ve bir rapor da yayınlandı ama o kadar. İstismar vakaları artarak devam etti. Son olarak bir genç kadının altı yaşından itibaren cinsel tacize uğradığına dair iddialarının gazeteci Timur Soykan tarafından kamuoyuna duyurulması ile konu Türkiye'nin gündemine yeniden geldi. Yalnız, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, olayı tasvip etmediğini belirtmekle birlikte bazı yapıları "dinin temsilcisi" gibi gösteren bir konuşma yapınca, konu yine ortada kaldı. Öyle ya istismar vakası yaşanan vakıf, dernek, kurs veya mescid statüsündeki tarikat ve cemaatlerin soruşturmaya tabi tutulması için siyasi irade gerekir...

***

Biz, yine İblis kavramına dönelim.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz'un üçüncü yılında, Atatürk Havalimanı'ndaki konuşmasında, "Ruhlarını iblise satanlar var. O müptezeller Türkiye'yi ele geçiremeyecekler..." dedi.

Erdoğan'ın kimleri kastettiği belliydi; 15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiye'yi ele geçirmeye çalışanlar... Yani FETÖ...

Peki FETÖ, devlete nasıl yerleşmişti? Papa, "elinde çiçekle gelen iblis"ten bahsediyor ya, FETÖ'nün abileri de çengel attıkları çocukların velilerini ellerinde çiçeklerle ziyaret ediyordu. Tuzağa düşenleri, Türkiye'yi ele geçirmek için kullanmak üzere... Yine onlar "Ilımlı İslam" ve "Hoşgörülü İslâm"ın temsilcisi sayıldığı için ne isterlerse veriliyordu!

***

Erdoğan, son olarak Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen "İslam Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı" konuşmasında, "Adları, suç dosyaları, cürümleri ayyuka çıkan birçok darbeci firariyle ilgili ilettiğimiz tüm taleplere rağmen Batılı ülkeler hiçbir hukuki adım atmadılar. Verdiğimiz klasörler, bütün bu klasör dolusu belge ortada ama barındığı ülkenin güvenlik birimlerinden FETÖ elebaşının malikanesinin kapısını çalan halen olmadı" dedi.

Doğru ama "2004 yılında 'Fethullah Gülen grubunun faaliyetlerine karşı alınması gereken tedbirler' konulu MGK kararını siz neden rafa kaldırdınız?" diye sorarlarsa ne cevap verilecek?

Toparlarsak şunu söyleyebiliriz:

Her türlü iblisin nereden geldiği, nereye gittiği ve kimler tarafından korunduğu biliniyor.

Arslan BULUT - Yeniçağ

Editör: Kerim Öztürk