Aziz milletim,
Bugün size ekonomiden, dış politikadan ya da günlük siyasetin kısır tartışmalarından bahsetmeyeceğim.
Bugün size, bu ülkenin asıl meselesinden bahsedeceğim: zihnimizin dağınıklığından!
Evet…
Türkiye’nin en büyük sorunu;
bilimle inancı, akılla kültürü, bilgiyle kanaati birbirine karıştırmamızdır.
Biz ne yaptık?
Bilimi, inancı yargılamak için kullandık.
İnancı, bilimi sınırlamak için kullandık.
Sonuç ne oldu?
Kavga… gerilim… kutuplaşma…
Aynı ülkenin insanları, aynı hakikatin farklı yüzleriyle savaşır hale geldi!
Buradan açık ve net söylüyorum:
Bu kavga sahte bir kavgadır!
Bu çatışma yapaydır!
Bu ayrışma, yanlış düşünmenin ürünüdür!
Aziz milletim,
Bilim başka bir şeydir!
İnanç başka bir şeydir!
Kültür bambaşka bir şeydir!
Bilim ölçer.
İnanç anlam verir.
Kültür yaşatır.
Sen ölçüyü anlamın yerine koyarsan hata yaparsın!
Sen anlamı ölçünün yerine koyarsan yine hata yaparsın!
İşte biz yüz yıllardır bu hatayı yapıyoruz!
Buradan ilan ediyoruz:
Bu ülkenin yeni bir kavgaya değil, yeni bir dengeye ihtiyacı var.
Ne bilimi ezen bir anlayışa izin vermeliyiz,
Ne de inancı küçümseyen bir kibire yol vermeliyiz.
Diyoruz ki:
Her şey yerinde olacak!
Her alan kendi sınırında olacak!
Peki ne yapacağız?
İlk olarak, çocuklarımıza doğru düşünebilmeyi öğreteceğiz!
Ezber değil, sorgulama!
Kör inanç değil, bilinçli tercih!
Taklit değil, akıl!
Okullarda artık şu öğretilecek:
Bilim nedir, inanç nedir, kültür nedir, farkları nedir?
Çünkü farkı bilmeyen toplum,
her şeyi birbirine karıştırır!
Devlete sesleniyoruz:
Artık toplumu tanımadan politika yapmanızın dönemi bitecek! Bu milletin kültürünü, benimsediği evrensel ilkeleri ve sosyolojik gerçekliğini yok sayarak siyaset yapamazsınız!
Yine diyoruz ki:
Her karar, bu toplumun haklı taleplerine bakılarak alınmalıdır!
Medyaya sesleniyoruz:
İnsanları birbirine düşüren tartışmalar değil, polemik değil; anlatan, açıklayan, öğreten bir dil istiyoruz!
Ve en önemlisi…
Milletimize sesleniyoruz:
Sen kavga etmek zorunda değilsin!
Sen yapay kavgalara taraf olmak zorunda değilsin!
Çünkü bu ülke ya bilim ya inanç seçmek zorunda değil!
Bu ülke aklı da seçer, inancını da yaşar!
Mücadelemizin şiarı şudur:
Cehalete karşı akıl!
Kutuplaşmaya karşı uzlaşma ve denge!
Dayatmaya karşı özgürlük!
Ve buradan son sözümüz:
Türkiye’nin yeni bir sıçrama yapması yollarla, binalarla değil…
Zihinlerle olacaktır!
Zihnimizi kurtaracağız!
Düşüncemizi berraklaştıracağız!
Ve bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız!
Çünkü biz biliyoruz:
Zihni karışık bir toplum, güçlü bir devlet kuramaz!
Ama zihni net bir millet, kendini değiştirmekle kalmaz dünyayı değiştirir!
Rubil GÖKDEMİR Demokratik Değişim Hareketi Sözcüsü




