O, bir Türk’tü,

O, 20. Yüzyıl aydın buhranlarını bütün yoğunluğuyla yaşamış bir Türk münevveri idi,

Kırgızistan, Kanadalı şirketin işlettiği Kumtor altın madeninin kontrolünü devraldı Kırgızistan, Kanadalı şirketin işlettiği Kumtor altın madeninin kontrolünü devraldı

O, medeniyetimizin yaşadığı kültür taarruzlarının hedefinde kalıp her saldırıyı hakkıyla etkisiz bırakmayı becermiş bir Türk fedaisi idi.

O, imanlı bir müslümandı.

Dolu dolu yaşadı dimdik rahmet-i Rahmana hicret etti, Türk milletinin başı sağolsun.

***

Alatlı'nın vefatının ardından, resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımla, ünlü yazarın bir vasiyet niteliğindeki düşünceleri kamuoyu ile paylaşıldı.

İşte o mesaj:

"Nasihatimdir, vasiyetimdir

Güneş her gün daha mütekâmil bir dünyaya doğmaz. Tarih ezelden ebede dümdüz uzanan doğrusal bir hat değil, devirli bir oluşumdur. Gün olur, en gerideki en öndekinden ileride olur. Aristarkus, Kopernik’e “zıpçıktı astrolog” diyen devrimci Martin Luter’den daha ilericidir. Ahmet Yesevi, Kadızade Mehmet’in çok ötesinde. Siz istihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehîm, müstakîm, emîn, mekîn ve metîn olun. Aziz ülkemize gelince, ille de bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz Türkiye’yi. Bir sürgünü çiçeğe dururken, diğerinin kurumakta, ötekinin meyve vermekte olduğunu görün. Tek bir sürgüne takılıp kalmayın, bütüne bakmayı adet edinin. Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendisine has bir kimliği vardır, Türkiye’nin. Batmaz. Batarsa, okyanuslar taşar. Mademki son temsilcileriyiz Gezegen’in iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin, bizi durduracak tek “gerçek”, soğuyan Güneş’in dünyamızı yarı yolda bırakması ihtimali olmalı"

Editör: Kerim Öztürk