Anlatılamayan Atatürk Sevgisi Anlatılamayan Atatürk Sevgisi

Bilge, kendi gücünü hissettiği için, insanlara taraf tutmadan yaklaşır ve her insana değer verir. O tarafsız kalarak, kişinin enerjisini çarçur eden bariyer ve itirazların üstüne çıkar. Sorunları peşin hükümsüz ve gerçekçi biçimde değerlendirmeye çalışır. Bu düzeydeki kişilerle anlaşmak kolaydır. Çünkü bilgenin rekabet veya suçlulukla alakası yoktur. O rahat ve duygusal dengesizlikleri bulunmayan insandır. Bilge tarafsız kalarak zamanını ve enerjisini boşuna harcamaz. 

Bilge, konuştuğu insana sıcak ilgi gösterir. Bu sıcak ilgisini yoğun bir bakışla açığa vurur. Kiminle birlikteyse gerçekten onunla olur. Konuştuğu kişinin doğrudan gözlerinin içine bakar ve dünyada  kalan tek insan o kişiymiş gibi  onu dinler. Kiminle konuşuyorsa onu dinler. 

Bilge, basit ve kişisel sorular sorarak birlikte olduğu kişinin iç dünyasına girmeye çalışır.  Örneğin konuşma anında hangi kitabı okuduğunu, neden o kitabı okuduğunu, kitapta ilginç gelen veya gelmeyen  noktaların ne olduğunu sorar. Konuştuğu kişiyle dolaysız ve yakın  ilişkiye girerek onu anlamaya çalışır. İddiaları ve bahaneleri dikkatle izler. Konuştuğu kişi kendini korunmasız ve yargılanıyormuş hissine kapılmaz. Bilgenin soruları karşısındaki kişi kendini kötü hissetmez, tam aksine iyi hisseder. Önce konuştuğu kişi hakkında bilgi sahibi olur, sonra ona saygı duyar ve sever. Onun karşısındaki insan anlaşıldığını hisseder.

Dr. Zülfikar Özkan

Editör: Kerim Öztürk