Türkiye’de Amerika yerlilerinin aslen nereli olduğu tartışılsa da dünyada yapılan önemli araştırmalara göre yerlilerin Asyalı olduğu kabul edilmiştir. Bundan dolayı artık Amerika yerlilerinin nereli olduğu tartışılmıyor.

Ancak ne zaman nasıl geldikleri ve gelirken neler getirdikleri araştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Alaska hakkında yazılan bir kitapta da yaklaşık 13.000 yıl önce Alaska’nın Rusya ile bitişik olduğu belirtilmektedir. Konu hakkında yapılan benzer çalışmalarda da aynı görüşler ifade edilmektedir. Hata National Geographic Genografi tarafından desteklenen, göç ve DNA hakkında genetikçi Dr. Spencer Wells tarafında yapılan geniş kapsamlı bir belgeselde Amerika yerlileri ile Kazaklar arasında genetik bağ kurulmuştur.

Ağustos 2017’de Arizona’dan başlayarak, Kaliforniya, Oregon, Washington üzerinden gittiğim Alaska’da yaptığım saha araştırmasında, bazı müzelerdeki haritalarda, Türkçe kökenli olduğunu düşündüğüm bir takım yer ve kabile isimleri tespit etim. Dil bilimci olmadığımdan, aşağıdaki isimleri ilgilere yazdığım halde bilgi alamadım.

Yer Adları :  Koyukon, Yukon, Kaltag, Koyukuk, Nulato, Tanana, Allakaket, Akiackhak, Tuluksak, Akiak, Atmauthluak, Alakanuk, Tuntuliak, Kasigluk, Akiachak, Toksook, Kongiganek.

Kabile Adları: Alaska’da yaşayan halklardan birbiriyle akraba olan üç büyük halk var. Bunlar: Athabaskan, Eyak ve Tlingit.

Diğer ikisine göre nüfusça daha büyük olan Athabaskan halkının bazı alt grupları ise şunlar: Koyukon, Tanana, Kutchin,Han, Tanaina.

Paris Üniversitesi öğretim üyelerinden Fohlen tarafından yapılan bir çalışmada “Kızılderililer’in Asya kökenli oldukları ise, günümüzde artık şüpheye yer bırakmıyor. Sibirya ile Alaska arasındaki geçiş yolu göreceli bir biçimde kolay, çünkü her iki anakarayı sadece 60 kilometrelik uzaklık ayırıyor ve aralarındaki adalar da bağlantı sağlıyor. Kızılderililerin Asya halklarıyla akrabalıkları kesin; Çinliler, Japonlar ya da Moğollar’la değil, ama onlardan önceki biraz belirsiz ve Sibirya ile Hint ellerinin doğusuna yerleşmiş Mogoloid’lerle.

Doğu Asya halkları ile bedensel akrabalıkları, çok daha belirgin" ifadeleri kullanılmıştır.

Aynı eserde Amerika yerlilerinin Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika kıtasına ulaşmasından sonra oraya yerleşen Avrupalılarının atlarını ürkütmek amacıyla Amerikan yerlilerinin “kurt” ve “köpek”sesi taklit etikleri yazılıdır. Amerikan İndiana Üniversitesi antropologlarından

Wissler’in yaptığı bir araştırmada ise “eldeki bilgiler ışığında hayal gücümüzü yönlendirirsek birkaç maceraperest yerlinin Sibirya’dan geçerek bol av bulabildikleri Alaska’ya geldiklerini görebiliyoruz. Bunların bir bölümü şimdiki Alaska Üniversitesi kampüsünde kamp kurmuşlardı. Burada bulunan taştan yontulmuş uçlar ve kesici aletler, Moğolistan’da bulunanlarla kayda değer bir benzerlik göstermektedir”  ifadeleri kullanılmıştır.

Amerika yerlilerinin Amerika’ya ne zaman geldikleri hakkında önemli verilerden biri, onların Amerika’da nesli tükenen hayvanları görüp görmedikleri hakkındaki bilgilerdir.

“Arkeoloji, uzun zaman boyunca ilk ‘kızıl Moğollar’ın nesli tükendiği bilinen hayvanları gördüklerine dair kesin kesin bir kanıt bulunamamıştı; Ancak 10 yıl içinde bu savlar daha da güçlendi. 1940 yılına gelindiğinde, ilk insanların kartvizitlerini bıraktığı ve haklı bir üne kavuşan en az 5 yer bulunmuştu:

Fairbanks yakınlarındaki Alaska Üniversitesi kampüsü; Colorada’da Collins Kalesi; New Mexico’da Folsam; yine New Mexico’da Clovis; ve Güney Şili’de Fel’s Mağarası. Sınırda yaşayan atalarımız "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz demişler" ifadesini kullanan Wissler, Amerikan yerlilerinin bıraktığı tarihi belgelere işaret etmiştir.

Yazarın Amerika yerlilerinden atalarımız diye söz etmesinden dolayı, Amerika yerlilerinden olduğunu tahmin ediyoruz. Ayrıca burada kullanılan atasözünün Türkler arasında da kullanıldığını ifade etmekte fayda var. Wissler’e göre Amerika yerlilerinin “ Uzun zaman boyunca,

Asya’dan gelen ilk göçmenlerin, onlardan çok daha sonra Colomb’u izleyenlerin yaptığı gibi büyük bir göç başlatığı tahmin ediliyordu. İnsan toplulukları birbirinin peşi sıra bu topraklara girdiler.”

Wissler, Amerikan yerlileri hakkında çok önemli bilgiler verdiği kitabında Amerikan yerlilerinden Pawneeler’in kabilelilerinden bir kısmının  “Kurt Pawneeleri”adıyla isimlendirildiğini de belirtir.

Bu topraklara gelen insanların elbete maddi ve sözlü kültürlerini de beraberinde getirmeleri gayet insanî doğal bir davranıştır. Çünkü hiç bir sosyal grup, bir yerden başka bir yere giderken kültürel değerlerini bırakarak gitmez.

Bu sebeple Amerikan yerlilerinin bozkurt kültünü de beraberlerinde götürmüş olmaları gayet doğaldır.

Bilindiği gibi bozkurt,Türkler ve Moğollar tarafından kutsal kabul edilen hayvanlardan biridir. Bu kutsallık Oğuz Han Destanı’nda ve Cengiz Han ile ilgili sözlü kültürde de görülmektedir.

Mesela Duha Türkleri hakkında yaptığımız bir araştırmada Cengiz Han’ın Tanrı ile bağlantıyı bozkurt vasıtasıyla sağladığıtespit etmiştik. Bozkurt ile ilgili görsellerin ilginç özelliklerinden biri Türkistan’da olduğu gibi aynı üslupla yapılmış olmalarıdır.

Ayrıca ilginç bilgilerden biri de araştırma yaptığımız yerlerde insanlara “bozkurt”u niçin yaptıklarını sorduğumuzda, verilen cevapların hemen hepsinde, “bizim geleneğimizden geliyor”, “bizim için kutsal hayvan”, “atalarımız ondan türemiş” ve benzeri cevapların olmasıydı.

Arizona’dan Alaska’ya kadar olan coğrafyada yaptığımız araştırmalarda otel ile okul armasında, Amerika yerlileri hakkında yapılan bir serginin giriş kapsında, turistik eşyalarda, yol kenarındaki bir dağda, İkinci Dünya Savaşı’nda ölenlerin anısına yapılan anıta, Beting Boğazı’nı geçmek için kullanılan temsili kayıkta, havaalanında bile bozkurt ile karşılaştık. Dolayısıyla "bozkurt”un Amerikan yerlilerinin kutsal ve önemli hayvanlarından biri olması tesadüf eseri olamaz.

Sonuç olarak Türkiye’de bir siyasi partinin “bozkurt”u siyasi arma olarak kullanması, onun tarihi ve kültürel değerini değiştiremez. Bu nedenle “bozkurt” hakkında araştırma yapmak ve yapanı o parti ile ilişkilendirmek doğru değildir.

Kaynak:

Doç Dr. Mustafa Aksoy

Sosyolog, Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, öğretim üyesi.

Fotoğralar Doç Dr. Mustafa Aksoy’un özel arşivindendir.

1- Seteve J. Langdon, The Native People of Alaska, Anchorage, 2014, s. 8-9.

2- Ancestors of Europeans, many Indians, Native Americans are Proto Turks, https://youtube.com/watch?v=Mm8BtVc31TM

Türkçe özeti için bakınız: https://youtube.com/watch?v=E4KSe8VczX8

3- Claude Fohlen, Kızılderililer (Çev. M. A. Kayabal), İstanbul, 1993, s. 102-104.

4- Claude Fohlen, a.g.e., s. 73.

Bu utanç verici duruma nasıl geldik? Bu utanç verici duruma nasıl geldik?

youtube.com

Avrupalı Kızılderili Hintlilerin kökeni Ön Türkler

National Geographic Genografi Projesi araştırmasına göre Ön Türkler kuzey yarım küreye Orta Asya'dan yayılmışlar; Avrupa, Rusya, kuzey Hindistan, Asya’nın b...

5- Clarak Wissler, Kızılderililerin Tarihi (Çev. E. Soydam), Ankara, 1996, s. 23.

6-Clarak Wissler, a.g.e., s. 22.

7- Clarak Wissler, a.g.e., s. 24.

8- Clarak Wissler, a.g.e., s. 188-194

9- Mustafa Aksoy, “Duha Türkleri ve Moğolistan Gezi Notları”, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, Sayı 372, 2017, s. 16.

Editör: Kerim Öztürk